Ambargolar - ADEM AKÖL

13.4.2022 11:32:00

Türkiye Cumhuriyeti ilk kez, 1974 Mutlu Barış Harekatı sonrasında tanışır ambargo ile… Türk Silahlı Kuvvetlerinin (TSK) Kıbrıs’a yaptığı harekatı ve bu harekatta ABD menşei silahların kullanılmasını öne süren ABD; 5 Şubat 1975’te Türkiye’ye ambargo uygulama kararı alarak, askeri malzeme ve teçhizat satışını yasaklar.

ABD’nin kararına tepki olarak 13 Şubat 1975’te Kıbrıs Türk Federe Devleti kurulur; Türkiye’de ise bütün Amerikan üs ve tesisleri, TSK’nın kontrol ve gözetimi altına alınır… Bu tepkiler, ilerleyen dönemde ambargonun kaldırılmasının yolunu açar.

Suriye, İran ve Irak’tan kaynaklanabilecek füze tehditlerine karşı Türkiye, 1990 yılından itibaren hava savunma sistemi edinme çalışmalarını başlatır…  Bu amaçla 2000’li yıllarda açtığı alım ihaleleri sonuçsuz kalır… Özellikle Amerikan Patriot savunma sistemlerinin Türkiye’ye satışı bir türlü gerçekleşmez.

Bunun üzerine, 2011 yılında başlayan Suriye krizinin oluşturabileceği tehditler de göz önünde bulundurularak Rusya’dan hava savunma sistemleri tedariki konusunda girişimde bulunulur ve 2017 yılında 2 adet S-400 alımı için iki taraf arasında anlaşma imzalanır.

ABD, Türkiye’yi Rusya ile yaptığı bu sözleşmeyi iptal etmesi için çok sıkıştırır, ancak başarılı olamaz… Çeşitli yöntemlerle denenen diplomatik sıkıştırma işe yaramayınca Amerikan Senatosunda 2007 yılında kabul edilerek yürürlüğe konulmuş olan CAATSA yaptırımları devreye sokulur… Bu kapsamda Türkiye’nin savunma sektörü hedef alınarak, 2007 yılında ABD, İngiltere, Hollanda, Danimarka, İtalya, Avustralya, Kanada ve Norveç ile imzalanmış olan F-35 programından çıkartılır Türkiye.

S-400’ler 12 Temmuz 2019 tarihinden itibaren Türkiye’ye gelmeye başladıktan sonra bile, Amerika bu yöndeki ısrarlarını devam ettirerek “S-400’leri konuşlandırmayıp paket yapın,” “İncirlik Üssüne yerleştirin,” “Ukrayna’ya gönderin” gibi taleplerle sürekli olarak Türkiye üzerindeki baskılarını devam ettirir.

Suriye’nin kuzeyinde tek taraflı özerklik ilan eden Suriye Demokratik Güçlerine karşı 9 Ekim 2019 tarihinde, TSK ve Suriye Milli Ordusu tarafından başlatılan Barış Pınarı Harekatı nedeniyle, Almanya ve Fransa, Türkiye’ye silah satışını durdurur… Sonrasında Finlandiya ve Norveç de ayni kararı alır… Ardından Çekya, İtalya ve İspanya da bu kervana katılacağını duyurur.

Bayraktar TB-2 SİHA’ların kamera ve motorların bazı parçalarını temin eden Kanada, bu araçların Azerbaycan tarafından Ermenistan’a karşı 44 gün süren Karabağ savaşında kullanılarak üstün başarı kaydetmesi, Türkiye’ye yeni bir ihracat yasağı koymasının nedeni olur.

Ancak gerek Karabağ savaşında, gerekse 2 yıl sonra Ukrayna’da Rus işgaline karşı kullanılan TB-2’lerin üstün performansı ve savaşta elde ettikleri başarılar, Türkiye’nin savunma sanayiinde geldiği noktayı tüm dünyanın gözü önüne serer… Diğer taraftan da uluslararası ilişkilerdeki diplomatik beceri sayesinde, Türkiye’nin Ukrayna savaşında güttüğü tarafsız politika ve savaşın sonlandırılması için verdiği çaba; Türkiye’nin bölgede ne kadar önemli olduğunun ambargo uygulayıcı ülkeler tarafından daha iyi anlaşılmasına sebep olur.

Karabağ savaşında TB-2 SİHA’ları kullanıldı diye Türkiye’ye ihracat yasağı koyan Kanada; Ukrayna savaşında Kiev’e yardımda bulunma bahanesi ile Ukrayna’nın Türkiye’den satın aldığı 50 adet TB-2’lerin kamera ihtiyaçlarının karşılanacağını açıklar.

Geçtiğimiz günlerde ise ABD sözcüsü, Türkiye’nin F-16 ile ilgili taleplerini dikkate alabileceklerini söylerken; İngiltere de Türkiye savunma sanayiine karşı uygulanan ihracat kısıtlamalarını kaldırdığını açıklar… Çok geçmeden, Kanada’nın da böyle bir karar alacağı haberi düşer basına.

İngiltere’nin ihracat kısıtlamalarını kaldırması, özellikle Türk havacılık sektörü için kritik öneme sahip… Türk Havacılık ve Uzay Sanayii A.Ş. TUSAŞ’ın iki önemli projesi olan F-16’ların yerini alacak Milli Muharip Uçağı (MMU) ile eğitim ve destek uçağı HÜRJET yapımında kullanılacak motorların, İngiliz Rolls-Roce firması ile ortaklaşa üretilmesi planlanıyor.

Aslında Türk Savunma Sanayii’ne uygulanan yaptırımlar; bu alanda faaliyet gösteren firmaların atağa geçip çok daha yukarılarda performans sergilemelerinin ve satışı yasaklanan ürünlerin milli imkanlarla tedarik edilmesinin önünü açmıştı… Yasakların kaldırılacak olması Türkiye’yi rehavete sokmayacaktır muhakkak… Tam tersi, dış teknolojiden faydalanarak yüzde yüz milli üretime giden yol daha kısa sürede kat edilecektir.

Nitekim yerli motor üzerinde de yoğun çalışmaları olan MMU’nun bütün parçalarının tasarımı bitme aşamasındadır… Bu amaçla 1300 mühendis üstün gayret gösterirken, sistemin çığır açacak yazılımı için de 25 milyon satırlık kod çalışması yapılıyor… Milli Muharip Uçağımızın, önümüzdeki yıl test aşamasına gelmesi, 2025’te de ilk uçuşunun gerçekleştirilmesi planlanıyor.

 

Günün Sözü

İstikbal göklerdedir. Göklerini koruyamayan uluslar, yarınlarından asla emin olamazlar.

Mustafa Kemal ATATÜRK

Görüşlerinizi Bildirin

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

YAZARIN DİĞER YAZILARI

İNGİLİZCE YAZILARI