‘Amerika’nın Ulusal Güvenliğine Tehdit’ - ADEM AKÖL

13 Ekim 2021 Çarşamba 09:42

Beyaz Saray’ın internet sitesindeki bir habere göre ABD Başkanı Joe Biden, Suriye hakkındaki ulusal acil durum halini bir yıl daha uzattı… Biden’ın, Temsilciler Meclisi Başkanı Nancy Pelosi’ye gönderdiği ve kararın gerekçesini anlattığı mektupta açık bir şekilde Türkiye’yi suçlayarak, korkusunu açığa çıkarmış oldu.

ABD’nin Apar topar Afganistan’ı terk etmesinin ardından Suriye ve Irak’tan da çekileceği söylemleri boşa çıkmış oldu böylece… Suriye hakkında ilan edilmiş ve 14 Ekim’de bitecek olan acil durumun bir yıl daha uzatılması için verilen bu kararla aslında ABD’yi yöneten mekanizmanın Pentagon olduğu bir kez daha teyit edilmiş oluyor.

Hatırlayacaksınız; ABD’nin önceki başkanı Donald Trump, “DEAŞ’la mücadele bitti, onu yendik” dedikten 1 saat sonra da Beyaz Saray, Suriye’den çekileceklerini açıklıyordu, resmen… Hatta 1 saat sonra da, çekilme için hazırlanmış olan takvim verilerek, 60 ile 100 gün içerisinde her şeyin tamamlanacağı iddia ediliyordu… Ancak, takvimin yayınlanmasının üzerinden henüz bir saat geçmeden, bu kez de Pentagon devreye girerek DEAŞ tehdidinin sürdüğünü, bu yüzden Suriye’de çalışmaya devam edeceklerini açıklıyordu tüm dünyaya.

Peki neydi bu DEAŞ tehdidi, neredeydi ve kime karşı idi?

Suriye’deki acil durumun 1 yıl daha uzatılma kararının gerekçelerini şöyle açıklıyordu Biden, Pelosi’ye gönderdiği mektupta… “Suriye’deki durum, özellikle de Türkiye Hükümeti’nin Suriye’nin kuzey-doğusuna askeri taarruz düzenleme yönündeki eylemleri; İŞİD’i yenilgiye uğratma çabasına zarar veriyor, sivilleri tehlikeye atıyor, bunun ötesinde bölgede barış, güvenlik ve istikrarı zedeleme tehdidi barındırıyor. ABD’nin ulusal güvenliği ve dış politikasına karşı alışılmadık ve olağanüstü bir tehdit oluşturmayı sürdürüyor” diyordu Biden.

Buranın altını bir kez daha çizmekte yarar var; “ABD’nin ulusal güvenliği ve dış politikasına karşı alışılmadık ve olağanüstü bir tehdit oluşturmayı sürdürüyor” diyor Biden, açık bir şekilde Türkiye’yi bunun sorumlusu olarak göstererek… Peki, dünyanın öteki ucundaki bir ülkeye nasıl oluyor da Türkiye “ulusal güvenlik tehdidi” oluşturabiliyordu?

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Putin’e ‘Malum Amerikalı’ diye bahsettiği Brett H. McGurk’ü boşuna göndermemişti Biden, bölgeye… Daha önce Kuzey Irak’ta nasıl ki özerk bir Kürt yönetimi kurdurmayı başarmışsa, Suriye’nin kuzeyinde de benzer bir yapılanmanın geçekleşmesi için çalışacaktı McGurk.

PKK’yı, terör örgütleri listesine almış olan ABD, onun Suriye uzantısı olan PYD’yi Irak’ın kuzeyi gibi siyasallaştırarak Türkiye’nin güneyinde uzun bir tampon bölge oluşturma çabasındadır… Ve bunu kendi ulusal güvenliği için yaptığına inandırmaya çalışıyor tüm dünyayı.

İşi bitmiş bir DEAŞ’ı, yahut da İŞİD’i sembolik olarak canlandırıp, kim bilir belki de besleyip; uydurma ve basit senaryolar düzerek, tehdidin devam ettiği yalanları ile PYD ve onun silahlı örgütü YPG’ye açık destek veriyor ABD… Irakta olduğu gibi, Suriye’nin kuzeyinde de bir Kürt siyasi otorite oluşturma planı aslında ABD’nin değil, İsrail’in ulusal güvenliğini koruma amaçlıdır… İsrail’in Arz-ı Mevud hayali doğrultusunda, sınırlarını genişletme planını gerçekleştirme amaçlıdır… Zaten ABD’de oldukça etkin olan Siyonist lobiler yüzünden “İsrail için iyi olan ABD için de iyidir, ABD için iyi olan İsrail için de iyidir” politikası güdülmüyor mu?

Ancak Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK), Irak’ın kuzeyini teröristlerden temizlemeye kararlıdır… Sincar ve Kandil’de büyük yol kat edilmiştir… ABD askerlerinin yeni bir terörist eğitim kampına dönüştürdükleri Mahmur, hedeftedir şimdi… Sivillere zarar gelmemesi için oldukça hassas seyreden bir süreç var, buna rağmen terörle mücadelede Irak’ta ciddi bir mesafe kaydedilmiştir… Bunun tamamlanmasının ardından TSK Suriye’ye yoğunlaşacaktır… Ne Pentagon ne de McGurk, fazla sevinemeyeceklerdir, ne yazık ki!


Bir insanın en büyük hatası başkalarına gereğinden fazla değer vermek değil, kendine hak ettiğinden daha az değer vermektir.

Gabriel Garcia Marquez

 

Görüşlerinizi Bildirin

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

YAZARIN DİĞER YAZILARI

İNGİLİZCE YAZILARI