Biraz Sabır… - ADEM AKÖL

1 Aralık 2021 Çarşamba 10:04

Sabır, zor koşullar altında cesaret ve metanetini yitirmeme duygusudur… Gelecek olan güzel günler için telaş göstermeden beklemedir; öfke doğuracak bir şey karşısında bile, mantığını kullanarak sakinliğini koruyabilme gücüdür sabır. Sabırlı insan, uzun süreli gecikmelere ve tahriklere rağmen moralini bozmadan yoluna devam eder veya beklemesini sürdürür…

İnsanlığa miras bıraktığı eserler karşısında dünyanın saygı ile eğildiği Hz. Mevlana, bakın ne güzel izah etmiş sabrı, 750 yıl önce: “Sabır öyle bir iptir ki, sen kopacak sanırsın; o gittikçe güçlenir. Sen bitecek sanırsın, o gittikçe çoğalır… Ve unutma! Rabbin vazgeçenlerin değil, sabredenlerin yanındadır.”

Mevlana gibi büyük düşünürlerin mayaladığı kültürümüzde; haline şükrederek, sabırla güzel günlerin gelmesini beklemenin çok önemli olduğunu kabul etmişimdir hayatım boyunca… Hala öyle düşünüyorum ve hala 1-2 çürük haricinde 85 milyonun da ayni inanca sahip olduğundan eminim.

İçinden geçmekte olduğumuz şu sıkıntılı döneme isyan eden sadece 1-2 çürükten bahsediyorum… Hani, yaşananları bir kişinin sırtına yükleyerek, kendine çıkar hedefleyen 1-2 çürük… Hani, sıkıntıdan kurtulabilmek için çözüm üretme kapasitesi olmayıp da, sadece eleştiri yaparak vatandaşı kandırmaya çalışan çürükler…

Ülkesinin, kuruluş mücadelesinden başlayarak günümüze kadar hangi badireler atlattığını hatırlamayan çürükler… Özellikle son 20 yıldaki gelişimi görmek istemeyenler; görse de anlama kapasitesi olmayanlar… Kurtuluşun; sadece birlik, beraberlik ve tek bir vücut gibi birbirimize kenetlenerek mümkün olabileceğini kabullenmeyip, ülkemizi yok etmek isteyen dış güçlerden medet umanlar…

Hadi, Ulu Önder Atatürk’ün komutası altında yürütülmüş olan Kurtuluş Savaşını okumadınız, bilmiyorsunuz; sonrasını da mı hatırlamıyorsunuz? 1960’ları, 1971’leri, 1974’leri, 1980’leri de mi hatırlamıyorsunuz? Peki, 1981 ile 2001 arasındaki 20 yıllık dönemde paramızın her yıl ortalama yüzde 70 değer kaybettiğini ne çabuk unuttunuz? 1994’ün 4 Nisan gecesi cebimizdeki 100 liranın, 5 Nisan sabahında 40 liraya düştüğünü hiç mi hiç hatırlamıyorsunuz, değil mi?

2003 yılından başlayarak, 2011 yılına kadar; 2007-2008 küresel finansal krize rağmen Türk Lirasının sürekli değer kazandığını hatırlamak bile istemiyorsunuz, umursamıyorsunuz çünkü… Ama başkaları, küresel sermaye diye tasvir ettiğimiz o kan emiciler bu dönemi o kadar derinden umursamışlar ki; ülkemizdeki bu şahlanışın belini kırmak için kurmadıkları tezgah, denemedikleri yöntem bırakmamışlar.

1970’ten beri içimizde yapılandırdıkları FETÖ ve 1980’den beri kırsal kesimlerimizde örgütledikleri PKK unsurlarına “harekete geçin” talimatı vermişler Türkiye’nin bu şahlanışını durdurabilmek için… Türk Silahlı Kuvvetlerimiz (TSK), Milli İstihbarat Teşkilatımız (MİT) ve Yargı Sistemimizi hedef almışlar; bu 3 unsurun yönetimini ele geçirerek, şahlanmış olan atı ‘sütçü beygirine’ döndürmeyi planlamışlardı…

2012, 7 Şubat MİT kumpası…

2013, 28 Mayıs-30 Ağustos Gezi Parkı Olayları; 17-25 Aralık Yargısal Darbe Teşebbüsü…

2014, 7-12 Ekim Kobani olayları…

2015, 20 Temmuz Suruç saldırısı; Temmuz ayındaki Hendek olayları; 10 Ekim Ankara Gar Katliamı…

2016, Mayıs ayında 100 yıl önce dönemin ABD Başkanı Wilson’un hazırlamış olduğu Türkiye’nin 3’e bölünmüş haritasının NewYork Times tarafından yayınlanması; 15 Temmuz FETÖ kalkışması; Eylül ayında CIA ajanı Evangelist Rahip Brunson krizi…

2017, 1 Ocak İŞİD’in İstanbul’da gece kulübü saldırısı…

2018, 1 Ağustos’ta ABD’nin Rahip Brunson’la ilgili 2 bakanı kara listeye alması; 2 Ekim Cemal Kaşıkçının SA İstanbul Konsolosluğunda öldürülmesi…

2019, 9 Ekim Suriye’nin kuzeyinde özerklik ilan eden PKK’ya karşı Barış Pınarı Harekatı…

2020, Şubat ayında ABD Başkanlık seçim propagandaları kapsamında Joe Biden, bir TV ekranından “darbe ile değil ama muhalefeti destekleyerek Erdoğan’ı devirebiliriz” sözleri; 11 Mart Türkiye’de ilk Covid-19 vakası…

2021, 4 Ocak Boğaziçi Üniversitesi protestoları; 13 Şubat Gara Katliamı; 4 Nisan’da 104 Emekli Amiral Bildirisi; Nisan-Mayıs aylarında Pandemi sebebiyle tam kapanma; 28 Temmuz-12 Ağustos arası 49 ilde 299 orman yangını…

Ve daha buraya koyamadığım nice olaylar… Özellikle 2011 sonrası bütün bunlar niye yapılmış sizce? Fazla düşünmenize gerek yok ki, her şeyi birlikte yaşıyoruz zaten… O yüzden; şahlanmış ata, dizgin vurulmasına izin vermeyelim… Hep birlikte göğsümüzü siper ederek; yaklaşmakta olan güzel günleri, sabırla bekleyelim.

Günün Sözü

Sabret ki her şey hissettiğin gibi olsun. Sabret ki her şey gönlünce olsun.

Hz. Mevlana

Görüşlerinizi Bildirin

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

YAZARIN DİĞER YAZILARI

İNGİLİZCE YAZILARI