Çin’in Afganistan’ı İşgal Hazırlığı - ADEM AKÖL

19 Temmuz 2021 Pazartesi 00:17

Afganistan’dan ABD ağırlıklı NATO askerlerinin çekilme işleminin tamamlanacağı sözü verilen 11 Eylül tarihi yaklaştıkça, ülke üzerinde dolaşan leş kargalarının fırsat kolladığı görülüyor.

1979-1989 arası, 10 yıllık Sovyet istilasından “tam kurtuldum” derken, bu kez de 2001 yılında başlayan 20 yıllık ABD varlığı sonucunda, neredeyse tüm kaynakları tüketilerek talan edilmiş olan ülke, yeni bir işgal tehdidi altına girmiş bulunmaktadır.

Batıdaki sınır komşusu İran, Suriye’de yaptığına benzer bir yöntemle Kabil’de Şii bir rejim kurarak Sünni etnik grupların ülkeyi terk etmelerine zemin hazırlamayı planlamaktadır… 10 yıl süren işgalden sonra Sovyet rejiminin yıkılma sürecinde, istemeyerek Afganistan’ı terk ettiği için pişmanlık duyan Rusya ise yeniden ülkeye girebilmenin yöntemini bulmaya çalışıyor.

Öte yandan, Afganistan için en büyük tehdit; sinsi işgal planları kuran Çin Halk Cumhuriyeti’nden gelmektedir… Ancak Çin’in işgal yöntemi Rusya ve ABD’ninkinden çok farklı olacaktır… Rusya ve ABD, Afganistan’a orduları ile girerek kan dökmüş, ülkeyi büyük maddi ve manevi kayıplara sürüklemiştir.

Çin, kesinlikle böyle bir yönteme baş vurmayacaktır… Onun işgal yöntemi ekonomik ve uzun süreli olacaktır… Nitekim, tasarladığı bu planı başlatabilmek için yıllar öncesinden faaliyete geçmiştir… Bugün, Afganistan’da bakır ve lityum maden yataklarını işleten Çinli şirketler; Taliban’ın koruması altında çok rahat çalışma yürütebilmektedirler.

Afganistan, Çin’in sınır komşusudur ve “Bir Yol, Bir Kuşak Projesi” güzergahı üzerindedir… Bu çerçevede Çin, Afganistan’da 62 milyar dolarlık bir yatırım planlıyor… Afganistan için çok büyük bir para olan bu miktarın ülkeye akmaya başlaması için Taliban sabırsızlanmaktadır.

Taliban sözcüsü Süheyl Şahin “Çin, Afganistan’ın dostudur; Pekin’le yatırım detaylarını konuşmayı dört gözle bekliyoruz; Taliban Çinli yatırımcı ve işçilerin güvenliğini sağlamayı garanti ediyor” diyerek Çin’e kucak açtıklarını açık bir şekilde dile getirmiştir.

Çin, 62 milyar doları Afganistan’a akıtırsa ülke nüfusunun büyük bir bölümünü satın alabileceği aşikardır… Çin’in doğusundan batısına uzanan demiryolu hattının Afganistan içlerine uzatılması, projesinin büyük bir kısmının gerçekleştirilmiş olması anlamına gelir.

Sonrası çok basittir… Bu demiryolu hattını kullanarak ülke içerisinde yapacağı diğer yatırımlar için Afganistan’a milyonlarca Çinli yığarak, tıpkı Doğu Türkistan’da 35 milyon Uygur Türkü’ne yapmakta olduğu gibi, Afgan halkını assimile edecektir… Hatta Afgan halkına nüfus planlaması da yaptıracaktır… Bir süre sonra ise Taliban, ordusuna asker devşirebilmek için adam bulamayacak ve etkisizleşecektir… Bu arada Afganistan’daki Çin nüfusu çoğalarak ülke yönetimini kontrolüne geçirecektir.

Geçtiğimiz hafta içinde Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Çin Cumhurbaşkanı Xi Jinping bir telefon görüşmesi yaptılar… Ticaret, yatırım, enerji ve sağlık konularında görüşen iki lider, Erdoğan’ın gündeme getirmesi ile yıllar sonra Uygur Türkleri meselesini de konuştular… Erdoğan “konunun takipçisi olacağız” diyerek, aslında Afganistan’daki Çin planından haberdar olduğumuz mesajını verdi Xi Jinping’e.

Bu yüzden Türkiye’nin Afganistan’daki varlığı çok büyük önem taşımaktadır… ABD’nin teklif ettiği Kabil Havaalanını koruma görevini, daha önceki yazılarımda da vurguladığım gibi Türkiye’nin çok iyi değerlendirmesi gerekmektedir.

Bir taraftan ABD’nin Afganistan’dan asker çekme işlemleri sürerken, ülkenin büyük bir kısmını 70 bin askeri ile kontrolü altına almayı başarmış Taliban yöneticileri de İran ve Rusya’ya ziyarette bulunuyorlar.

Rusya bile terör örgütü olarak ilan ettiği Taliban’la, çıkarları uğruna görüşebiliyorsa; Türkiye’nin de Kabil Havaalanında kalabilmek için muhakkak onları Ankara’ya davet edip ikna etmesi gerekmektedir.

Türkiye’nin Afganistan’daki varlığı hem İran, hem Rusya ve hem de Çin için caydırıcı bir unsur olacaktır… Ama önce bunların Taliban’a anlatılıp, Türkiye’nin Afganistan’daki varlığına ses çıkarmamalarını sağlamak gerekiyor.

Günün Sözü

Emperyalizm bugün artık bir ülkeye tankları, topları ve askerleri ile girip klasik anlamda işgal etmiyor… Uzmanları, kredileri, barış gönüllüleri, üsleri ile yani kendini gizleyerek bir ülkeyi işgal ediyor.

Mahir Çayan

Görüşlerinizi Bildirin

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

YAZARIN DİĞER YAZILARI

İNGİLİZCE YAZILARI