Dendias Densizliğinin Yansımaları - ADEM AKÖL

21 Nisan 2021 Çarşamba 02:13

Nikolaos Dendias, 2019 yılından bu yana; Kiriakos Miçotakis başkanlığındaki merkez sağ eğilimli, Yeni Demokrasi Partisi hükümetinin Dışişleri Bakanlığı’nı yürütmektedir… Yunan cuntasının 15 Temmuz 1974’te Kıbrıs’ta yaptığı darbe neticesinde başlayan Mutlu Barış Harekatı’nın hemen sonrasında, Konstantin Karamanlis tarafından kurulur yeni Demokrasi Partisi.

Nikolaos Dendias çeşitli dönemlerde farklı bakanlıklar üstlenmiş, popüler bir isim olması bir yana, Yunanistan’da ona gelecekteki Başbakan gözü ile bakılmaktadır… Yani, Türkiye’ye görüşmeye gönderilen Dendias, hem sıradan birisi değildir ve hem de söylediklerinin çok iyi bilincinde olan bir isimdir.

NATO toplantısının hemen ertesi günü ve Nisan sonunda yaklaşık 4 yıl aradan sonra başlayacak 5+1 Kıbrıs müzakereleri arifesinde; dışişleri bakanları seviyesinde düzenlenen Türkiye Yunanistan görüşmelerinin basın toplantısında, Dendias’ın yarattığı gerilim tamamen önceden tasarlanmış bir planın sonucudur.

Dendias’ın, Amerika’nın yanısıra Avrupa Birliği’nin çatışan iki gücü Almanya ve Fransa tarafından Ankara’ya zoraki olarak gönderildiği apaçık ortadadır… “Beni zorla gönderdiniz, ancak Türkler’in uzlaşma taraftarı olmadığını siz de gördünüz” demek istiyor Yunanistan Dışişleri Bakanı.

Bir tarafta, Türkiye’nin AB için vazgeçilmez olduğu bilincinin çok iyi idrakinde olan Almanya… Beri yanda, hala Afrika halkını iliklerine kadar sömürmeye devam eden ve Türkiye’nin orada artan gücü sonucunda bu avantajını kaybetmek üzere olan Fransa… Öte yanda, AB’ni yeniden avcunun içine alma ve Rusya’yı dizginleme planları çerçevesinde, Yunanistan’da Girit’ten Dedeağaç’a kadar 20 küsur üs döşeyerek, Türkiye’ye birtakım şeyleri zorla kabul ettirmeye çalışan Amerika.

Ancak, Kafkaslarda atılan adımlar; Libya’nın ardından Mısır ve İsrail ile ilişkilerin düzeliyor olmasının Doğu Akdeniz’de yaratacağı avantajlar; Irak ve Suriye’nin kuzeyindeki olumlu gelişmeler; Afganistan görüşmelerinde ev sahipliğini Türkiye’nin üstlenmesi; AB ile normalleşme sürecinin başlıyor olması ve Balkan Ülkeleri ile gittikçe gelişen ilişkiler, Türkiye’yi konjonktürel anlamda önemli bir konuma getirmiştir.

Bütün bu gerçeklerin farkında olan, üstelik kendi ülkesinin çıkarlarının Türkiye ile didişmekten geçtiğine inanan Nikolaos Dendias’ın basın toplantısındaki konuşmasının özellikle son bölümündeki Türkiye’yi suçlayıcı ifadeleri, onu ülkesinde kahraman yapmıştır belki ama bu, yel değirmenlerine karşı savaşan Don Kişot’un kahramanlığından öteye gidemeyecektir.

Her iki dışişleri bakanının ifadelerine göre, basına kapalı yapılan görüşmeler sırasında Türkiye ile Yunanistan arasındaki tüm sorunların yapıcı bir çerçevede masaya yatırıldığı anlaşılıyor… Basın toplantısı sırasında yapılan açıklamada Çavuşoğlu iyimserliğini devam ettiriyor; Dendias da konuşmasının ilk bölümünde iyimser ifadeler kullanıyor; ne yazık ki sonraki bölümlerde kulağına gizli bir uyarı almışçasına üslubunu seviyesizleştiriyor Yunan Dışişleri Bakanı.

Karakter olarak çok vakur bir kişiliğe sahip olan Mevlut Çavuşoğlu, Dendias’a ağzının payını hak ettiği şekilde vermek için zor tutuyor kendini… Bin yıldır bu topraklarda egemen olan bir devletin Dışişleri Bakanı, henüz egemenliğini bile ispatlayamamış bir ülkenin Dışişleri Bakanı’nın seviyesine inmemeliydi… Öyle de yaptı Sayın Çavuşoğlu… “Aramızdaki sorunları çözersek, biz çözeriz; başkaları değil; başkaları size ancak silah satar” sözü ile gelen tokatın, Dendias’ın suratında bıraktığı izi ne kendisi, ne de onu Ankara’ya gönderenler uzun bir süre çıkaramayacaklar.

Sürekli olarak Türkiye’yi saldırgan ve uzlaşmadan yana olmayan bir devlet olarak lanse eden Yunanistan, 1821 yılındaki kuruluşundan bu yana; her defasında savaşta yenilgiye uğramış olmasına rağmen, 5 defa topraklarını genişletme fırsatı yakalamış ve bu toprakları hep Türkiye’den almıştır.

Gerçek saldırganın ve uzlaşmaz olanın kim olduğu apaçık ortadadır… Üstelik 27-29 Nisan’da Cenevre’de yapılacak olan Kıbrıs görüşmeleri arifesinde, Dendias’ın Ankara’daki kabul edilemez tavrı, zaten bilinen niyetlerini ayyuka çıkarmıştır.

Günün Sözü

Gözlüklerimi ver, gözyaşlarımı kimse görmesin…

Türkiye Yunanistan savaşından sadece 7 yıl sonra 1930’da, Yunanistan Başbakanı Venizelos’un Ankara’ya yaptığı ziyaret sırasında, modern Türkiye’nin başkentinde gördüklerinden duygulanarak, çantasını taşıyan özel kalem müdürüne söylediği söz.

Görüşlerinizi Bildirin

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

YAZARIN DİĞER YAZILARI

İNGİLİZCE YAZILARI