Dostluk mu, Çatışmasızlık mı? - ADEM AKÖL

22 Kasım 2021 Pazartesi 01:22

İnsan hayatında dostluklar mı daha önemlidir, yoksa çatışma içinde olmamak mı? Arka planda maddiyat olsa da, olmasa da muhakkak bir nevi duygusal çıkarların var olduğu dostlukların sürdürülebilirliğinin tadı doyulmazdır… Ancak, kişilerle sürtüşme ve kavga gibi durumlar yerine; yakın dost olmayı gerektirmeden de çatışmasızlık dengesinin korunması, farklı bir kazanım ve lezzettir.

Ülkeler arasındaki ilişkiler de böyledir… Yakın ilişkiler arzu edilse de, karşılıklı çıkarların korunabilmesi için iki ülkenin muhakkak can-ciğer dost olması gerekmemektedir… Aradaki çatışmasızlık durumunu sürdürmeyi başararak da karşılıklı çıkarları beslemek mümkündür.

İki hafta kadar önce Üsküdar’daki Küçük Çamlıca Radyo ve Televizyon Kulesinin restoran katından Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın konutunun fotoğraflarını çektikleri iddiasıyla “siyasi ve askeri casusluk” suçundan tutuklanan İsrailli çift, İsrail yetkililerinin Türkiye ile yoğun temasları sonucunda daha sonra serbest bırakılmışlardı.

Fotoğrafların yanı sıra Cumhurbaşkanlığı konutu ile Çamlıca Kulesi arasındaki mesafe bilgilerinin de paylaşılmasının, basit bir merak yüzünden mi yoksa başka bir amaçla mı yapıldığı anlaşılmamakla birlikte; bu olay, Türkiye ile İsrail arasında 2009 yılındaki “one minute” ve diğer bazı tatsız olaylar neticesinde iyice katılaşan buzların, erimeye başlamasının nedeni oldu.

Çiftin serbest bırakılmasının ardından önce İsrail Cumhurbaşkanı Yitzak Hertzok, sonra da Başbakan Naftali Benett, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı arayarak teşekkürlerini ilettikten sonra Türkiye-İsrail ilişkilerinin karşılıklı değerlendirmesini yapma fırsatı buldular… Hertzog ve Benett’in, Erdoğan’ı aramak için sanki böyle bir fırsat bekliyorlarmış gibi bir izlenim oluştu kamuoyunda.

Zaten Türkiye-İsrail yakınlaşmasının sinyalleri aylar öncesinden gelmeye başlamıştı… Üç ay kadar önce yine bu sütunlarda yayınladığımız “Türkiye-İsrail Yakınlaşması” başlıklı köşemizde Cumhurbaşkanlığı koltuğuna yeni oturmuş olan Hertzog ile Erdoğan arasındaki 40 dakikalık telefon görüşmesinin olumlu bir havada geçtiğinden bahsetmiştik.

Hertzog, eski Başbakan Netanyahu’yu uluslararası ilişki kuramamak ve Filistinlilere bir barış teklifi sunamamakla şiddetle eleştirmiş bir isim… Cumhurbaşkanlığı koltuğuna oturduktan hemen sonra da, Filistin Devlet Başkanı Mahmut Abbas’la bir araya gelerek “iki devletli çözüm” fikrine destek beyan etmişti Hertzog.

Şurası bir gerçek ki, Türkiye ve İsrail bölgenin siyaset belirleyici iki ülkesidir… Amerika’daki Yahudi lobisinin Washington üzerindeki etkisini de hesaba kattığımızda, İsrail bölgede göz ardı edilmemesi gereken bir gücü elinde tutmaktadır.

ABD eski Başkan’ı Trump döneminde başlayıp, yeni Başkan Biden ile ivme kazanmış bölgeden çekiliş süreci; ilgili birçok ülkeyi tedirgin ederek uluslararası ilişkilerini yeniden gözden geçirme ihtiyacı hissettirmiştir.

İsrail, çok açık bir şekilde sürekli olarak baş düşmanlarının İran olduğunu ifade etmesinin yanında, Türkiye’nin de ikinci sırada yer aldığını zaman zaman dile getirmiş olması; ABD’nin bölgedeki ağırlığını zayıflatması sonucunda, ikinci düşmanı olarak gördüğü Türkiye’yi tarafına çekme derdine düştüğü anlaşılmaktadır.

Aslına bakarsanız, kavgalı olmanın hiçbir tarafa faydası olmaz… Karşılıklı diyalog ortamının sağlanması, her iki tarafı da rahatsız eden problemlerin gündeme gelerek, çözüm zemininin oluşmasının yolunu açar.

Zaten uzun bir dönem boyunca, bütün Arap ülkeleri İsrail’e karşı katıksız düşmanlık güderken, onun bölgede muhatap aldığı tek ülke Türkiye değil miydi? İsrail’in yeni kurulduğu yıllarda bile Türkiye-İsrail ilişkileri çok iyi değil miydi?

Olaya Filistin gözü ile baksak bile; ilişkilerin çok iyi olduğu dönemlerde de Filistin sorunu vardı, çok kötü olduğu dönemlerde de… Türkiye-İsrail ilişkilerini diken üzerinde tutmanın ne Filistin’e ne de Türkiye’ye hiçbir yararı olmamıştır… Tam tersi “hayvanlar koklaşa koklaşa, insanlar konuşa konuşa” demiş atalarımız… Konuşmadan, herhangi bir problemin çözüldüğü nerede görülmüştür ki?

Günün Sözü

Dağlar, insanlar ve hatta ölüm bile yorulduysa, şimdi en güzel şiir, barıştır.

Yaşar Kemal

Görüşlerinizi Bildirin

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

YAZARIN DİĞER YAZILARI

İNGİLİZCE YAZILARI