Erdoğan-Biden Buluşması - ADEM AKÖL

4 Haziran 2021 Cuma 01:29

14 Haziran’da NATO Zirvesi’ne katılacak olan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve ABD Başkanı Joe Biden, Brüksel’de yapacakları ikili görüşme için yoğun bir hazırlık çalışması içerisine girmiş bulunuyorlar.

Aslına bakarsanız, bu görüşmenin hazırlığı aylar öncesi başlamıştı… Joe Biden’ın ABD Başkanlık koltuğuna oturmasının hemen sonrasında Dışişleri Bakanı Mevlut Çavuşoğlu ile ABD Dışişleri Bakanı Anthony Blinken, Brüksel’de bir araya gelip Türkiye ile Amerika arasındaki buzları eritebilmenin yoklamasını yapmışlardı.

Cumhurbaşkanı Başdanışmanı İbrahim Kalın ve ABD Ulusal Güvenlik Danışmanı Jake Sullivan da bu amaçla yoğun mesai harcadılar… Erdoğan-Biden buluşmasının programa alınmasının ardından, bu kez de görüşmede ele alınacak konular için turlamalar başladı.

ABD Dışişleri Bakan Yardımcısı Wendy Sherman’ın bu amaçla 28 Mayıs’ta Türkiye’ye gelip Anıtkabir ve Fener Rum Patriği Bartholomeos’u ziyaret ederek, hem Türkiye hem de Yunanistan’a birer mavi boncuk dağıtmış oldu.

Wendy Sherman’ın Türkiye’ye yaptığı ziyaretin gerçek amacı, Biden’ın Erdoğan’a nereden ve nasıl yükleneceğinin ipuçlarını tespit etmekti… Nitekim mevkidaşı Sedat Önal ile yaptığı görüşme sonrasındaki basın açıklamaları bunu göstermektedir.

“Yaptırımların kalkması için Türkiye’ye alternatif sunduk” diyen Sherman, alternatifi açıklamadı ama isteklerinin ne olduğunu bütün dünya bilmektedir… Gerçek arzusunun çok iyi bilinmesine rağmen, kafayı Türkiye’nin aldığı S400’lere takmış gibi davranan Amerika; Rusya’nın S400’leri teknoloji bakımından birkaç kez katlayacak olan S500’ü geliştirdiğini göz ardı etmektedir… Ruslar S500’e öyle bir donanım yüklemişler ki, ABD’nin ‘radara yakalanmaz’ diye böbürlendiği F35 ve F22’leri anında saptayabiliyor… Rusya’nın Suriye’de konuşlandırdığı radarlar, bölgedeki F35’lerin tüm sistemini çözerek elde edilen bilgiler ışığında S400’ün geliştirilmesi sonucunda üretilmiş S500.

ABD, eski söz dinleyen Türkiye’nin geri gelmesinin peşinde… Bunu sağlayabilmek için sahip olduğu güçleri kullanarak Türkiye’yi dize getirmeye çalışıyor… Sınırlarımızın hemen güneyinde 45 bin tırlık silah ve mühimmat vererek oluşturduğu, 65 bin kişilik PKK terör ordusunun amacı ne? Üstelik bu sayıyı 135 bine çıkarabilmek için bütçe yaratmaya çalışıyorlar.

PKK ismini telaffuz etmeyen Wendy Sherman, YPG ile ilişkilerinin tek amacının İŞİD’i temizlemek olduğunu söylüyor… YPG ile PKK’nın aslında ayni örgütler olduğunu kabul etmiyorlar… Türkiye’nin PKK konusundaki hassasiyetini bildikleri için YPG diyorlar… Çocuk kandırıyorlar sanki… YPG Suriye İç Savaş’ının başlamasından 1 yıl sonra 2012’de kuruldu… PKK ise 1974’ten beri vardır ve ABD bu örgütle flört etmeye 1983 yılında başladı… Yani ABD, YPG kurulmadan çok yıllar önce PKK’ya yardım etmeye başlamıştı.

Körfez savaşından sonra Kuzey Irak’taki Kürt’leri Saddam Hüseyin’in saldırılarından koruma bahanesi ile ABD’nin öncülüğünde Türk topraklarında 1991’de oluşturulan Çekiç Güç’ün gerçek amacının aslında bir Kürt Devleti kurdurtmak olduğunu çok iyi biliyordu o dönemin Jandarma Genel Komutanı Orgeneral Eşref Bitlis.

Eşref Paşa tehlikeyi sezinleyip Çekiç Gücün Türk topraklarından çıkartılması gereğini dillendirmeye başlayınca, ABD tarafından Türk Hükümetine şikayet edilir… Ardından, 17 Aralık 1992’de Irak’ın Selahattin kentine giderken, helikopteri ABD uçakları tarafından taciz edilerek inişe zorlanır.

Orgeneral Eşref Bitlis, 7 Şubat 1993’te İncirlik’ten kalkan ABD uçaklarının PKK’ya yardım dağıttığını söyler ve bunu Milli Güvenlik Kurulu kayıtlarına geçirttirir… Bu olaydan sadece 10 gün sonra ise 17 Şubat 1993’te, nedeni hala açıklanamayan bir sebepten, uçağı düşer ve ölür; daha doğrusu öldürülür Eşref Bitlis Paşa… Kısa bir süre sonra da ayni ekipten bahtiyar Aydın ve Rıdvan özden öldürülürler.

Uğur Mumcu, Adnan Kahveci ve Turgut Özal’ın öldürülme tarihleri de 1993’tür… 35 kişinin yakılarak öldürüldüğü Madımak Katliamı; PKK’nın silahsız 33 eri şehit etmesi ve yine 33 sivilin PKK tarafından öldürüldüğü Başbağlar Katliamı; hepsi de 1993 yılında peş peşe cereyan eden vahşice planlanmış olaylardır.

Cumhurbaşkanı Erdoğan 14 Haziran’da Biden’a bütün bunları anlatacaktır muhakkak… Bunun dışında daha çok şey anlatacaktır… FETÖ’yü de anlatacaktır, 15 Temmuz’u da… Filistin’i de anlatacaktır, İsrail’i de, Kudüs’ü de… Suriye’yi de anlatacaktır, Irak’ı, Libya’yı da… Doğu Akdeniz’i de anlatacaktır, Yunanistan’ı, GKRY’ni de… Karabağ’ı da anlatacaktır, Ermenileri de, Zengezur Koridorunu da…

Anlatacağı daha çok şey vardır Cumhurbaşkanının Biden’a… Ancak, tek bir şey anlatılmayacak ona… Türkiye’nin artık talimatlarla hareket eden bir ülke olmadığı anlatılmayacak… Bu, Erdoğan’ın anlatımından sonra Biden’ın anlayacağı tek şey olacak.

Günün Sözü

Başkaları için orada olun, fakat hiçbir zaman kendinizi arkada bırakmayın.

Dodinsky

Görüşlerinizi Bildirin

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

YAZARIN DİĞER YAZILARI

İNGİLİZCE YAZILARI