Faizlerin Düşmesini Hazmedemeyenlere… - ADEM AKÖL

26 Kasım 2021 Cuma 11:54

Her ne kadar da ünlü iktisatçı John Keynes “piyasalar mantık ile değil, hayvani içgüdüler ile hareket eder” dese de; ben yüksek faizin kimlerin işine geldiğini, kimleri mağdur ettiğini ve sonuçlarını, çok basit bir mantıkla irdeleyerek sizlere aktarmaya çalışacağım.

Öncelikle, bazı çevrelerin kabul etmek istemediği bir gerçeği daha iyi anlayabilmek için, bir takım rakamları önümüze koymamız gerektiğine inanıyorum… Nedir bu gerçek? Şudur: İş yapmak isteyen hiç kimse, cebindeki paranın denkleşmesini beklemez, kredi alarak bir an önce planladığını hayata geçirmek için uğraşır.

Günümüz dünyasında kredi almadan hayatını idame ettirebilen çok az insan vardır… Ülkeler bazındaki durum ise çok daha vahimdir; dünyada borcu olmayan tek bir ülke dahi yoktur… Dünyadaki ülkelerin toplam borç tutarı 78 trilyon dolardır ki bu; gezegenimizde yaşayan 8 milyarın her neferinin 10 bin dolar borçlu olduğunu gösterir.

Dünya sıralamasında en fazla borcu olan ülke 18 trilyon dolarla ABD birinci sırada yer alırken, 8 trilyon dolarla İngiltere ikinci, 5 trilyon dolarla Fransa üçüncü, 4 trilyon dolarla Almanya dördüncü sıradadır… Türkiye ise 0,45 trilyon dolarla 30. sıradadır… Bu rakamlara göre; her ABD vatandaşının 56 bin, her İngiltere vatandaşının 120 bin, her Fransa vatandaşının 76 bin, her Alman vatandaşının 62 bin ve her Türk vatandaşının 3 bin dolar borcu olduğu anlamına gelmektedir.

Yani bizlerin ABD, İngiltere, Fransa ve Alman vatandaşlarına göre çok daha ‘şanslı’ olduğumuz görülmektedir… Ancak aramızda çok önemli bir fark vardır… Bizdeki faiz son indirimden sonra yüzde 15 olurken onlardaki faiz; ABD’de yüzde 0.25, İngiltere’de 0,1, Fransa ve Almanya’da ise sıfırdır.

Bana da sıfır faizle kredi ver, ‘ben dünyayı yerinden oynatayım senin için…’ Sen kendi ülkende yüzde 20 ile kredi al; daha işe başlamadan maliyetini yüzde 20 arttırmış ol; sonra da üretim yapıp dünya ile rekabet et… Olamaz böyle bir şey…

İşte Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, kimilerinin ‘iktisat kurallarına aykırı’ diye eleştirdiği, faizleri indirme ısrarının arkasında yatan mantık budur.

Bir de, Türkiye’de bugüne kadar hep süregelen yüksek faiz uygulamasının kimlerin işine yaradığına bir bakalım…

Dünyadaki merkez bankalarını elinde bulunduran Rothschild gibi ailelerin ve Soros gibi uluslararası spekülatörlerin tabii ki… Adamın elinde para tonlarca… Bakıyor, faiz nerede yüksek; gidiyor o ülkede devlet hazinesinden bono alıyor, borsaya yatırıyor… Baktı gördü işler kötüye gidecek; düşük kurdan dövizi toplayıp yeni bir tezgah açmak için başka bir ülkeye kaçıyor.

Peki, Türkiye’de bugüne kadar hep süregelen yüksek faiz uygulamasının bedelini ülkemizde nasıl ödüyoruz?

Ben bir Türk vatandaşıyım ve elimde iyi bir miktar para var… Bu parayı yüzde 20 faize yatırmak varken niye sonu hüsranla bitebilecek bir üretim işine gireyim ki? Bankaya yatırır, uzatırım ayaklarımı; alırım yüzde 20’yi… Oooh, gel keyfim gel.

Ne diyor Cumhurbaşkanı Erdoğan? “Bana yatırım lazım, istihdam lazım, üretim lazım, ihracat lazım… Eğer bu 4 başlık yoksa hiçbir şey yok… Asıl iş, faizi düşürmek suretiyle enflasyonu aşağıya çekmektir.”

Erdoğan’ın faiz düşürme ısrarının bilimsel olmadığını hiç kimse söylemesin bana… 10. yy sonları ile 20. yy başlarında yaşamış ünlü ekonomist İrving Fisher de buna benzer bir teori öngörmüştü… Fisher’in bu teorisinin Erdoğan’ın ısrarı ile Türkiye gerçeğinde somutlaşacağından hiç kimsenin şüphesi olmasın.

Bir de, yaşanan enflasyonu faizin düşürülmesine bağlayanlara birkaç söz… Dünyanın Covid-19 diye bir illetle hala boğuşmakta olduğunu; kısa bir süre önce 40 dolar olan petrolün varilinin bugün 80 dolarları aştığını; doğal gazın yüzde 300’lere varan bir zam yediğini hiç kimse göz ardı etmesin… Biz de bu dünyanın bir ülkesiyiz, başka bir gezegenin değil herhalde.

Tamam, bu durumdan en çok etkilenenlerin dar gelirliler olduğunu görmemek için kör olmak lazım… Ama zaten devletimiz, buna bir çözüm üretmek için çalışmalar yapıyor… Tabii düze çıkabilmek için kemer sıkma zorunda kalanların sadece dar gelirlilerin değil, tüm 85 milyonun olması lazım… Bu yapılabildiği zaman, sıkıntıların üstesinden çok daha kısa sürede gelebileceğimize emin olabilirsiniz.

Günün Sözü

Piyasalar mantık ile değil, hayvani içgüdüler ile hareket eder.

John Maynard Keynes (1883-1946 yılları arasında yaşamış dünyaca ünlü iktisatçı)

Görüşlerinizi Bildirin

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

YAZARIN DİĞER YAZILARI

İNGİLİZCE YAZILARI