Filistinliler Niye Devlet Kuramıyor? (6. Bölüm) - ADEM AKÖL

29 Mayıs 2021 Cumartesi 01:48

İsrail askerlerinin kuş uçurtmadığı, Karataş ilçesinin üçte biri büyüklüğündeki daracık bir alan olan Gazze Şeridi’nde, 2 milyon Filistinli yaşamla ölüm arasında mücadele veriyor yıllardır… Tarih 10 Mayıs 2021; Miraç Kandili; Ramazan’ın bitmesine 2 gün kalmış; Bayram Arifesi… Gazze’nin yaklaşık 1 milyon şanssız çocuğu, hayatlarında belki de ilk kez sakin bir bayram sabahına uyanabilmenin hayalini kuruyordu o gün…

Ancak, 1 milyon Gazzeli çocuğun büyük bir çoğunluğunun bir tarafı eksikti… Ya babaları, ya anneleri, ya kardeşleri, ya da tüm yakınları şehit olmuştu önceki İsrail saldırılarında… Dünya nüfusunun üçte biri yani yüzde 33’ü çocukken; Gazze’de bu oranın yüzde 50 olması, yetişkinlerin İsrail tarafından yok edildiğini göstermiyor muydu?

1 milyon Gazzeli çocuğun bir kısmı sakat kalmıştı belki de önceki acımasız bomba yağmurlarından… Bazıları, sokakta birlikte oynadıkları arkadaşlarını kaybetmişti belki de… Birçoğunun karnı açtı; birçoğunun sırtı, başı perişan… Umutluydular yine de; hayırseverlerin Ramazan’da gönderdiği giysileri katlayıp, yatakları kenarına koymuşlardı Bayram sabahı giymek için…

İnsanlıktan nasibini almamış cani ruhlu birisinin ‘başla butonuna’ basıp, tepelerine bomba yağdıracağını nereden bilsindi ki bu masum yavrular? Akılları ermiyordu ki bu yapılanlara… Anlam veremiyorlardı gördüklerine… Yaşadıkları ev, yerle bir olduğunda bile şaşkın bakışlarla seyrediyorlardı yıkıntıları…

Yanı başlarına düşen bombaların çıkardığı gürültü, ödlerini patlatıyordu; ancak yapabilecekleri bir şey yoktu ki… Yanı başlarında vücutları parçalanan arkadaşları için de yapabilecekleri bir şey yoktu… “Ben ne yapabilirim ki?” diyordu bir kız çocuğu… “Ben sadece 10 yaşındayım, ben ye yapabilirim ki?” diyordu çaresiz.

Ve tarih 12 Mayıs 2021; Ramazan Bayramı sabahı… Bu günü heyecanla beklemiş olan çocuklardan 63’ü artık hayatta yok; her şey bitti onlar için, büyüklerinin hatalarını canları ile ödemiş oldular… Ama ne yazık ki, bedel ödemek için daha milyonlarca masum çocuk vardı sırada bekleyen…

Yetişkinlerin bu kadar acımasız olduğunu nereden bilsindi ki yavrucaklar? Körpecik vücutlarının parçaları havada uçuşurken bile, küresel güçlerin temsilcisi ABD Başkanı Joe Biden’ın katliamı yapan İsrail ordusuna hala milyonlarca dolarlık yeni bir silah satışına onay verdiğini nereden bilebilirlerdi ki? Bu silahlarla hayatta kalmayı başaran arkadaşlarının da bir gün gelip öldürüleceğini nereden bilebilirlerdi ki?

Peki, kendi babalarının, dedelerinin hiç mi günahı yoktu bu işte? Diyelim ki; Hz. Musa’ya Tanrı tarafından gönderilmiş olan ‘10 İlahi Emir’ Musevi olduklarını iddia eden torunları tarafından dikkate alınmıyordu… Diyelim ki; Sina Dağı’nda Hz. Musa’nın kucağındaki 2 taş üzerine yazılmış ’10 İlahi Emrin’ en önemli maddesi olan ‘ADAM ÖLDÜRMEYECEKSİN’ emrini, torunları ‘öldüreceksin’ diye ters algılamıştı…

Peki ya Hz. Muhammed’in torunlarına ne demeli? Hz. Muhammed; Müslüman toplumunu bir vücuda benzetir… “Müminler, birbirlerini sevmede, korumada bir vücut gibidirler. Vücudun organlarından biri rahatsız olunca diğer organlar da o rahatsızlığı hisseder” diye buyurmuştu… Dünyamızda yaşayan 2 milyar Müslüman böyle mi düşünüyor?

Böyle düşünmüş olsalardı, bugün kendi öz topraklarında gittikçe eriyen Filistinliler; tam 3 bin yıldır bir devlet kurmayı başaramaz mıydı? Bırakın sınırlar ötesinde yaşayan Müslümanları; Kutsal Topraklardaki 7 milyon Filistinli dahi kendi aralarında sağlam bir birlik oluşturabilseydi, sağlam temeller üzerine bir Devlet kurmayı başaramaz mıydı? Daha önemlisi; kurşunlarla tek bir çocuğun dahi vücudunu parçalamaya cüret edenleri, 2 milyar Müslüman tükürükle boğmaz mıydı?

 

Günün Sözü

“Bir kız çocuğu ip atlarken, havaya sıçradığında daha yere inmeden, iki melek kolundan tutup başka dünyalara götürüyorsa, işte orası Filistin’dir.”

“Acı, evrensel olmalı… Bir çocuğun eline diken batsa dünya yanmalı.”

Görüşlerinizi Bildirin

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

YAZARIN DİĞER YAZILARI

İNGİLİZCE YAZILARI