14.10.2019 10:10 | Güncelleme Tarihi: 14.10.2019 10:10
İsveç’in
başkenti Stockholm’da 3 Ocak 2003 günü, sanatçı bir anne-babadan bir kız çocuğu
dünyaya gelir... Greta koyarlar ismini... İlk kez 8 yaşındayken duyar;
insanların duyarsızlığından kaynaklanan iklim değişikliğinin, dünyadaki yaşamı
yok etme tehlikesi yarattığını... Anlam veremez buna... “Buna neden insanoğlu
ise, niye önlem alınmıyor” diye kendi beyni ile mücadele eder 3 yıl boyunca...
Körpecik beyni, çözüm bulamaz...
Depresyona girer henüz 11 yaşındayken; zorunlu ihtiyaçlarını aktarma dışında konuşamaz
olur... Otizmin bir çeşidi olan
‘Asperger Sendromu’ tanısı koyar doktorlar... Çeşitli tedavi yöntemleri
önerilir küçük bedene...
Ancak o,
kendi tedavisinin; dünyanın yok oluşunun önünde bir farkındalık yaratarak
mümkün olabileceğini çok iyi bilmektedir... “Protesto etmezsem, içimde
ölüyormuşum gibi hissediyorum” der... İlk iş olarak ailesini vegan (Hayvansal
ürün yemiyen) olmaya ve fosil yakıtla çalışan araç kullanmamaya ikna eder...
Öğretmenlerinin karşı koymalarına
rağmen, çevre ile ilgili birçok etkinlik organize eder... İsveç’teki 2018 orman
yangınlarını protesto amacıyla genel seçimlere kadar okula gitmeme kararı
alır...
Ülkesinin,
2015’te Paris’te yapılan Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çevre
Sözleşmesi’ne uyarak, karbon emisyonlarını azaltmak için uğraş vermesini talep
eder Greta... Bunun için üç hafta boyunca, okul günlerinde oturma eylemi
yaparak, tüm dünyanın dikkatini üzerine toplar...
İlham olur dünyadaki öğrencilere...
2018 Aralık ayında dünyanın 3 yüzden fazla şehrinde öğrenci protestoları yer
alır... İsveç’teki genel seçimlerden sonra, protestosuna hergün yerine her Cuma
devam eder küçük kız... Halka açık çeşitli konuşmalara davet edilir... Sosyal
medya platforumlarındaki hızla artan takipçilerini seferber eder dünyayı yok
olmaktan kurtarmak için...
Bir zamanlar
konuşamıyordu, şimdi bütün dünya Greta’yı dinliyor... Dünyadaki bütün
siyasilere seslenerek “beğenseniz
de beğenmeseniz de insanlığın kaderini değiştireceğiz. Sorun bizim ne zaman
duracağımız değil, sizlerin ne zaman başlayacağıdır. Varlığımızın her zerresi
ile iklim değişikliğini önlemek için uğraşacağız” diyor Greta...
Geçtiğimiz 23 Eylül’de New York’ta
Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Antonio Guterres yönetiminde ‘BM İklim
Eylem Zirvesi’ gerçekleşti... Greta Thunberg fosil yakıt kullanmadan, bir
yelkenli ile İsveç’ten hareket ederek 16 günlük bir yolculuğun ardından
Atlantik Okyanusu’nu aşarak katıldı bu zirveye...
İklim
Zirvesi’nde yaptığı konuşma ile yeniden tüm dikkatleri üzerine çekerek,
herkesin konu ile ilgili yapacağı birşeylerin olması gerektiği üzerinde durur
Greta Thunberg... “Benim burada olmamam gerek, okyanusun
ötesinde okulda olmam gerek. Sizler ne cesaretle bizden umut bekliyorsunuz. Boş
sözlerinizle çocukluğumu ve hayallerimi çaldınız. Ben yine de şanslı
çocuklardan biriyim. İnsanlar ölüyor, ekosistemimiz çöküyor, kitlesel yok
oluşla karşı karşıyayız ama siz sadece para ve ekonomik büyümelerinizden
bahsediyorsunuz. Bu ne cesaret” diyerek meydan okur dünyayı bu hale
getirenlere...
BM İklim
Zirvesi’nde gözler yeniden ABD hariç 195 ülkenin onayladığı Paris Anlaşmasına
çevrilir... Anlaşmaya göre küresel
ısınma 2 derecenin altına, 1.5 derecelere çekilmesi gerekiyor en kısa sürede...
Dünyanın en büyük karbon salımı yapan ülke olan Çin Dışişleri
Bakanı, Zirve’deki konuşmasında; gelişmiş ülkeleri karbon salımını azaltmak
için örnek olmaya çağırır, yenilenebilir enerji konusunda dünya lideri
olduklarını söyler... Almanya; iklim değişikliği fonunu iki katına çıkarır...
Rusya; Paris İklim Anlaşmasının kabulü için büyük adımlar atar... Fransa;
yağmur ormanlarının korunması için 500 milyon dolar ek bağış kararı alır...
Katar; iklim değişikliği mağduru ülkelere 100 milyon dolarlık destek vereceğini
ve 2022 yılında ülkesinde yapılacak Dünya Kupası’nın ‘çevre dostu’ olacağını açıklar...
Cumhurbaşkanı
Erdoğan da Zirve’de yaptığı konuşmada; Türkiye’nin iklim değişikliğiyle
mücadele kapsamında, plastik poşet kullanımını yüzde 75 azalttıklarını; 2023
itibarıyla 400 bin binada sıfır atık sistemine geçilmiş olunacağını; bisiklet
yollarının bin kilometreden 4 bin kilometreye çıkartılacağını; kullanılan elektriğin
yenilenebilir enerjiden karşılanma oranının yüzde 30’dan yüzde 39’a yükseltileceğini,
şu an bu konuda Türkiye’nin bölgedeki lider olduğunu; Millet Bahçeleri Projesi
ile, kentlerdeki yeşil alan miktarını çoğaltmak için uğraştıklarını; son 17
yılda 4 milyarın üzerinde fidan dikimi yaparak orman varlığını artırdıklarını;
şehirlerin trafik sorununu hafifletmek ve sera gazı salımını azaltmak için yeni
metro hatları inşasına hız verildiğini ve hızlı tren hatlarını artırmak için
çalıştıklarını anlattı...
Yıllardır, çeşitli çevre örgütleri; yaptıkları eylemlerle
dünyamızın yok oluş sürecini durdurabilmek için mücadele ediliyor... Tam olarak
bir başarı sağlanamamış olunmasına rağmen, büyük bir farkındalık yaratıldığı
aşikardır...
Greta
Thunberg dünyanın yokoluşuna yeni bir farkındalık kazandırmıştır... Çıkarları
tehlikeye düşen bazı çevreleri korku sarmıştır çünkü... Bir kaç gün önce
İtalya’nın başkenti Roma’da bir köprünün üzerinde asılı bulunan, 16 yaşındaki İsveç’li
aktivist Greta’nın kuklası bunun en bariz ifadesidir...
Ancak korkunun ecele faydası yoktur... Birileri zarar görse
dahi, hepimiz; dünyamızı kurtarmak için, payımıza düşeni yapmak zorundayız...
Günün Sözü
Dünya’nın sana bir hayat borçlu olduğunu söyliyemezsin. Dünya sana hiçbirşey borçlu değildir... O senden çok önce buradaydı.
Ünlü yazar Mark Twain’in zekice dile getirdiği bu söz çok anlamlı değilmi..? Birçoğumuz tembellikle şekerleme yaparken dünyanın bize bir fırsat vermesini bekliyoruz. Maalesef gerçekler böyle değildir... İstediğimiz hayatı oluşturabilmenin ham maddesi bizdedir... Kaynaklarımızı üretime dönüştürüp dönüştürmemek kendi ellerimizdedir.