İncirlik Üssü ve Amerika’nın Bölgedeki Askeri Yapılanması - ADEM AKÖL

5 Mayıs 2021 Çarşamba 01:52

Adana şehir merkezinin 13 kilometre güney doğusunda, özellikle bölgesel krizler sırasında ismini dünyaya sık sık duyuran askeri bir hava üssüdür İncirlik… Türkiye’nin güneyinde, Akdeniz’e sadece 56 kilometre mesafede; İran, Ortadoğu ülkeleri, Doğu Akdeniz, Kuzey Afrika ülkeleri, Balkanlar, Karadeniz ve Batı Kafkaslara hükmedebilecek yüksek stratejik öneme sahip bir bölgededir.

İncirlik Hava Üssü’nün kurulması kararı 1943 Kahire Konferansı sırasında alınmasına rağmen, yapımı II. Dünya savaşı sonrasına kalır… ABD ile Türkiye arasında yapılan ‘Güvenlik ve Ekonomik İşbirliği Antlaşması’ kapsamında, 1951 yılında Amerikan askeri mühendisler tarafından inşaatına başlanır ve 1955’te tamamlanarak hizmete girer.

İncirlik üssünün yapımına karar verildiği tarihlerde henüz NATO diye bir ittifak yoktu… 1949 yılında kurulan NATO’ya Türkiye Cumhuriyeti 1952 yılında dahil olduğunda, İncirlik Hava Üssü’nün inşaatı çoktan başlatılmıştı… O zamanlar dünyaya yayılma politikasına henüz başlamış olan ABD’nin bölgeyi; özellikle de kendi gibi emperyalist hamleler yapan Sovyetler Birliği’ni, yakın markaja alma planının bir parçası idi İncirlik.

Çeşitli dönemlerde ABD ile yaşanan olumsuzluklar yüzünden İncirlik Hava Üssü sık sık protestolara maruz kalır, kapatılma aşamasına gelinir… 1974 yılında Amerika’nın tüm engellemelerine rağmen Türk Silahlı Kuvvetleri’nin Kıbrıs’a yapmak zorunda kaldığı Mutlu Barış Harekatı sonrasında uygulanan haksız ambargoya büyük tepki koyan o dönemin Türk hükümeti, haklı bir misilleme sonucu İncirlik Üssü’nün kapatılmasına karar verir.

Paçaları tutuşur Amerika’nın, ne yapacağını bilemez… İncirlik’in işlevlerini bir miktar devam ettirebilmek için bazı üniteleri o dönemde Şah Rıza Pehlevi yüzünden iyi bir müttefik olan İran’a kaydırır, ancak yeterli bir randıman alamaz… İncirlik Üssünü yeniden açtırabilmek için Ankara’da mekik diplomasisine başlar Amerikan siyasileri.

Türkiye’ye uygulanan ambargo, 1978 yılında kaldırılmak zorunda kalınır ve ardından, Türk Amerikan askeri ilişkilerinin temelini oluşturan Savunma ve Ekonomik İşbirliği Antlaşması (SEİA) imzalanır 1980 yılında… Buna göre ABD’ye, NATO antlaşması doğrultusunda ve NATO savunma planları çerçevesinde kullanılmak üzere, İncirlik’le birlikte 12 tesisin izni verilir…

Sinop elektromanyetik izleme; Pirinçlik radar uyarı uzay izleme; İncirlik hava harekat ve destek; İzmir-Yamanlar muhabere; Gemlik-Şahintepe muhabere; Ankara-Elmadağ muhabere; Adana-Karataş muhabere; Samsun-Mahmurdağ muhabere; İstanbul-Alemdağ muhabere; Malatya-Kürecik muhabere; Antalya-Belbaşı sismik bilgi toplama; Tekirdağ-Kargaburun radyo seyrüsefer.

1980’de beş yıllığına imzalanan antlaşma, taraflar arasında itiraz olmadığı sürece birer yıllık sürelerle uzatılabiliyor… Yani hem Amerika hem de Türkiye, istedikleri zaman bu üslerin kullanımını iptal etme hakkına sahip.

Amerika’nın böyle bir niyeti olmasını bırakın; tam tersi, bölgedeki üs sayısını hep artırma peşinde… Son dönemde, Türkiye’nin kazandığı gücün yanı sıra ‘söz dinlemez’ bir ülke haline gelmiş olması, Amerika’yı başka önlemler de almaya yöneltmiştir.

Özellikle S400 ve F35 krizleri yüzünden artık Türkiye, ABD’nin bölgedeki çıkarlarını korumadığı iddiası ile Suriye ve Irak’ta 10’un üzerinde üs oluştururken, Yunanistan’da da Girit, Stefanoviç, Larissa, Selanik, Kavala ve Dedeağaç başta olmak üzere toplamda 21 adet üs tesis etmiştir.

Türkiye çevresinde bu kadar çok sayıda üs tesis etmekle yetinmeyen ABD, bu yılın başından beri de Yunan özel kuvvetler üzerinde çalışmalar yaparak sadece kendi ülkelerinde olan bir birimin benzerini Yunanistan’da da kurmak için kolları sıvar… ‘Müşterek Operasyon Harekat Merkezi’ isimli bu birim, dünyanın herhangi bir yerini takip ederek, zaman kaybetmeden ve hiçbir bürokratik engele takılmadan anında müdahale kararı verme yetkisine sahip, çok stratejik bir oluşumdur.

Bütün olumsuzluklara rağmen, Türkiye’yi kaybetmeye hiç niyeti olmayan ABD; Ortadoğu, Doğu Akdeniz, Karadeniz ve Avrupa’daki planlarını gerçekleştirebilmek için artık ‘söz dinlemez’ olan ülkemizi Yunanistan üzerinden sıkıştırarak dize getirmeye çalışmaktadır… Hala baş düşmanı olarak gördüğü Rusya’nın ve ticari rakibi kabul ettiği Çin’in, batıya yayılmalarını ancak Türkiye’yi yanına almakla engelleyebileceğini düşünmektedir.

Günün Sözü

Toprak gibi sessiz olduğum an bil ki; şimşek gibi gökte gürlüyor feryadım.

Hz. Mevlana

Görüşlerinizi Bildirin

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

YAZARIN DİĞER YAZILARI

İNGİLİZCE YAZILARI