Libya Seçimleri Yapılacak mı? - ADEM AKÖL

24 Kasım 2021 Çarşamba 00:56

Türkiye’nin Libya’da yarattığı güçler dengesi sayesinde sağlanan ateşkes sonrasında, Birleşmiş Milletlerin (BM) çabaları ile; ülkenin Doğu, Batı ve Güney bölgelerinden mevcut siyasi iradeyi yansıtan 75 delege seçilerek kurulan “Libya Siyasi Diyalog Formu” geçtiğimiz Şubat ayında İsviçre'de toplanarak, ülkeyi 24 Aralık 2021’de seçime götürecek bir Başkanlık Konseyi oluşturmuştu.

Türkiye’ye yakınlığıyla bilinen Abdülhamid Dibeybe, Başbakan sıfatı ile bir seçim hükümeti kurmuş, ancak Devlet Başkanı işlevlerini yürütecek Başkanlık Konseyi Başkanlığına Libya’nın doğusunu elinde tutan insan kasabı Halife Hafter’in adamı Muhammed Menfi getirilmişti.

Başbakan Dibeybe, ateşkesin sağlanmasında büyük rolü olan gerçek dost olarak gördüğü Türkiye’ye; seçim hükümetini kurar kurmaz bütün bakanlarını da yanına alarak önemli ve anlamlı bir ziyarette bulunmuştu.

Abdülhamid Dibeybe’nin Başbakanlığında kurulan seçim hükümetinin görevi; ülkenin genelindeki tüm kurumları ve orduları bir çatı altında toplayarak, hazırlanacak anayasa çerçevesinde 24 Aralık’ta bir bütün olarak ülkeyi seçime götürmekti… Ama gelin görün ki; Halife Hafter, kontrolü altında tuttuğu Libya’nın doğusunda bulunan Bingazi’ye, Dibeybe’nin gitmesi engellenmiş, Rusya’nın paralı askerleri Wagner’in elinde bulunan Sirte’ye de hükümet yetkililerinin girişine izin vermemişti.

Bunun üzerine 75 üyeli “Libya Siyasi Diyalog Formu” bir uzlaşı ümidi ile İsviçre’de bir araya gelmesine rağmen, ne seçimler ne de yeni anayasaya yönelik hiçbir ortak görüş üretilememişti yapılan çalışmalar sonucunda.

Fransa Cumhurbaşkanı Emanuel Macron’un ev sahipliğinde 30’a yakın ülke ile BM’in katıldığı Paris Konferansına; Yunanistan ve Güney Kıbrıs Rum Yönetimi (GKRY) gibi alakasız ülkelerin de davet edilerek, ısrarla Libya’dan Türk askerinin çıkmasını tekrarlayıp durmaları ve seçimlerin 24 Aralıkta muhakkak yapılması gereğini ısrarla vurgulamaları, kafalarındaki art düşünceyi açığa çıkarmıştır

Paris Konferansı’ndan sonra ABD’nin Libya özel temsilcisinin, “seçimi engellemeye kalkan yahut da sonuçları tartışmaya açan olursa, ona karşı yaptırım uygulayacağız” mealindeki sözleri, seçimler sonrasında oluşacak kaosu işaret etmektedir.

BM güvenlik Konseyi tarafından kabul edilmiş, bağlayıcı kararlar alabilen bir danışma kurulu olan “Libya Devlet Yüksek Konseyi Başkanı” Halid el-Mişri; bu şartlar altında seçim yapılamayacağını dolayısı ile 3 ay ertelenmesi gerektiğini söylüyor… Üstelik kısa bir süre önce Halid el-Mişri’nin Türkiye ziyareti sırasında gazetecilerin bir sorusu üzerine; Türkiye’nin Libya’da bulunmasının yasal olduğunu ve sadece eğitim ve destek amacıyla bulunduğunu net bir şekilde ifade etmiştir.

Nitekim Libya, Türkiye’nin sağladığı güvenlik ortamı neticesinde üretimi arttırarak, yeniden Afrika’nın en çok petrol üreten ülkesi konumuna gelmiş bulunuyor.

Trablus’ta bulunan Ulusal Mutabakat Hükümeti (UMH) ile Bingazi’de bulunan Temsilciler Meclisi arasında seçimlerin nasıl gerçekleştirileceğine dair anlaşmanın tam olarak sağlanamaması ve iki karşıt yönetim arasındaki siyasi ve güvenlik konularındaki farklılıkların giderilememiş olması, ülkede sorun yaratmaya devam etmektedir.

Üstelik Dışişleri Bakanı Necla el-Menguş’un Konseye danışmadan aldığı kararlar yüzünden, 6 Kasımda görevinden uzaklaştırılması; Başbakan Abdülhamid Dibeybe ile Başkanlık Konseyi Başkanı Muhammed el-Menfi arasındaki gerginliği daha da tırmandırmış oldu.

Bütün bu olumsuzluklar yaşanırken, 24 Aralık tarihi üzerinde ısrar edilmesi; Tıpkı Irak’ta 2015 yılında şartlar olgunlaşmadan yapılan seçimler sonrasında, 1 milyon insanın ölümüne yol açan Şii-Sünni-Amerikalı çatışmalarına benzer bir durum oluşabileceğini sadece Türkiye ve Rusya görmektedir.

Türkiye Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın, “Libya’nın ana problemini yabancı askerlere bağlamak büyük bir hatadır; bu ülkede sağlıklı seçim, ekonomi ve siyasi çözüm sorunu vardır” derken, Rusya Dışişleri Bakanı Lavrov da “bizim ve Türkiye’nin Libya’dan çekilmesi; gerekli güvenlik ortamı sağlandıktan sonra kademeli olarak yapılmalıdır. Bir seçim takvimine takılıp kalınmamalıdır; herkesin eşit şartlarda katılabileceği, propaganda yapabileceği ve sonuçların tartışılmayacağı bir seçim olmalıdır” diyerek 24 Aralık’ta yapılması planlanan seçimlerin ertelenmesi gereğini vurgulamışlardır.

Günün Sözü

Sömürgecilik ve emperyalizm yeryüzünden yok olacak ve onların yerini, milletler arasında hiçbir renk, din ve ırk ayrıcalığı gözetmeyen yeni bir uyum ve işbirliği çağı alacaktır.

M. K. Atatürk

Görüşlerinizi Bildirin

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

YAZARIN DİĞER YAZILARI

İNGİLİZCE YAZILARI