NATO Zirve Öncesi ve Sonrası - ADEM AKÖL

30.6.2022 17:46:00

Rusya’nın 24 Şubat’ta Ukrayna’yı işgal etmesinin ardından, güvenlik endişesine kapılan İsveç ve Finlandiya, biraz da ABD’nin teşviki ile NATO’ya üyelik talebinde bulunurlar… Türkiye, buna çok sert karşı çıkarak “müttefikler birbirlerine ambargo uygulamazlar ve teröre destek vermezler” diyerek, veto hakkını kullanmaması için birtakım şartlar öne sürer.

Türkiye’nin İsveç ve Finlandiya’dan talep ettiği şartlar, 6 ana başlık altında toplanabilir:

Terör örgütlerine verilen destek sona erdirilecek.

PKK’nın Suriye’deki uzantısı YPG de terör örgütü olarak tanınacak.

PKK/YPG’nin dernek çatısı altında yaptığı organizasyonlar engellenecek.

DHKP-C ve FETÖ’ye hareket alanı açılmayacak.

Savunma sanayine yönelik kısıtlamalar kaldırılacak.

Listesi verilen teröristler Türkiye’ye iade edilecek.

Fazla değil, daha 2 ay önce Türkiye’nin bu taleplerini “kesinlikle kabul etmeyiz, görüşmeyiz bile” diyen Finlandiya ve İsveç; Ankara’yı ikna edebilmek için mekik diplomasisine başvurur.

Dönemin İsveç Başbakanı Olof Palme’nin bizzat Abdullah Öcalan tarafından hazırlanan bir planla PKK’lı militanlar tarafından öldürülmesinin ardından, terör örgütlerinin “kuluçka makinesi” haline gelir ülke… O kadar ki, bugünkü hükümetin iktidarını devam ettirebilmesi, resmen PKK’lı olan bayan bir milletvekilinin iki dudağı arasında.

Yani İsveç’in PKK’ya zarar verebilecek herhangi bir anlaşmaya imza atması hükümetin sonu olacaktır… Ankara’yı ikna etme çabalarının sebebi budur… Ancak, Türk Dışişlerinin taleplerinde hiçbir değişiklik yapılmaz.

NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg bir çözüm bulabilmek için çok çaba harcar… Terörizm konusunda Türkiye’nin haklılığını, sık sık dile getirerek; İsveç ve Finlandiya’nın bunu anlayışla karşılaması gereğini vurgular.

Son olarak, NATO Liderler Zirvesi’nden 1 gün önce 4’lü bir görüşme masası düzenler İspanya’nın başkenti Madrid’te… Türkiye, İsveç ve Finlandiya liderleri ile Stoltenberg katılır toplantıya… Pazarlıklar yapılır ve yine 6 ana başlıkla özetlenebilecek bir anlaşma metnine imza koyar 3 ülkenin dışişleri bakanları.

İsveç ve Finlandiya, PKK’nın yasaklanmış bir terör örgütü olduğunu teyit eder. Artık PYD/YPG ve FETÖ’ye destek verilmeyecek.

Her 2 ülke de, terörle mücadele yasalarının kapsamını genişletecek.

Türkiye’ye yönelik artık hiçbir silah ambargosu olmadığı kabul ediliyor.

Türkiye’nin terör zanlılarına dair sınır dışı veya iade talepleri ivedilikle işleme konulacak.

PKK ve ilgili kuruluşların, para toplama ve elemen devşirme gibi tüm faaliyetleri yasaklanacak.

Bu adımların uygulanmasını denetlemek üzere daimi, ortak bir mekanizma kurulacak.

Madrid’te imzalanan bu anlaşma maddeleri incelendiğinde, Türkiye’nin taleplerinin büyük oranda gerçekleşmiş olduğunu görüyoruz… Ancak mutabakatta PKK için net olarak yapılan “terör örgütü” tanımlaması, PYD/YPG ve FETÖ için ayni netlikte olmayışı biraz rahatsız edicidir.

Bunun sebebi, İsveç’in başına problem açmadan, yumuşak bir geçişle sorunu çözmek istemesi olarak izah edilebilir.

Kaldı ki, şu an NATO üyesi olan başta ABD olmak üzere, Almanya, Fransa, Yunanistan, Hollanda gibi birçok ülke PYD/YPG’nin en büyük destekçileridir.

Bu gün itibarı ile net bir şey söylemek doğru olmamakla birlikte, Türkiye’nin bu konuda da birtakım tavizler kopardığına inanmaktayım…

Seçim propagandasından başlayarak, Türkiye’ye yönelik yaptığı planlar içerisine Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı iktidardan gönderme maddesini koyan ve başkanlık koltuğuna oturduğu günden beri de, Türkiye Hükümetini ve Erdoğan’ı muhatap bile kabul etmeyen Biden, 4’lü zirve öncesi Erdoğan’ı 3 kez telefonla araması “hayra” yorumlanmasa da, olaya iyimser taraftan bakmakta yarar vardır.

Biden’ın bu ısrarlı telefon arayışları sonucunda, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın muhakkak başka tavizler de aldığı görüşündeyim… 2000 yıllık bir devlet tecrübesine sahip bir ülkenin 20 yıllık lideri kandırılmış olamaz sanırım.

Günün Sözü

Gönül gözüyle gören hiçbir insanı kandıramazsınız, sizi açık bir kitap gibi okurlar.

Hz. Mevlana

Görüşlerinizi Bildirin

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

YAZARIN DİĞER YAZILARI

İNGİLİZCE YAZILARI