Ne Olacaksa Olsun Artık! - ADEM AKÖL

23.5.2022 09:50:32

Geçtiğimiz 17 Mayıs günü Yunanistan Başbakanı Kiryakos Miçotakis, ABD Kongresinde, 45 dakika süren uzun bir konuşma yapar… İngilizce olarak hitap ettiği Kongre üyeleri onu sık sık, büyük bir coşkuyla alkışlar… O kadar ki, alkışın çok yoğun olduğu bir sırada “Yunan Parlamentosunda bile bu kadar alkış almadığımı itiraf etmeliyim” der Miçotakis.

Nasıl alkışlanmasın ki? Kendini ayakta karşılayan ABD Başkan Yardımcısı Kamala Harris ve Temsilciler Meclisi Başkanı Nancy Pelosi’yi işaret ederek, kadın-erkek eşitliğinin savunulduğu ilk ülke olduklarından başlayarak, demokrasinin doğduğu Antik Yunanistan’a kadar; birçok iyi özellik adresinin kendi ülkesi ve Amerika olduğunu vurgular konuşmasında…

Özellikle Washington’daki yapılarda klasik Yunan mimari çizgilerinin kendini nasıl etkilediğini, ‘tiranlara’ karşı 200 yıl önce başlattıkları bağımsızlık savaşında Amerika’yı nasıl örnek aldıklarını ve verdiği desteği anlatır…

Kendi bağımsızlık savaşları sırasında simgeleşen Mesolonghi isimli küçük kasaba ile bugün Mariupol direnişi arasında büyük bir benzerliğin olduğunu, bunun ötesinde Yunanistan ile Ukrayna’nın büyük tarihi bağları bulunduğunu söyler…

Ukrayna savaşı sayesinde Rusya Lideri Putin’in; güçlerin hakim olduğu bir dünya yaratmak istediğini, ancak bunu başaramayacağını iddia eder… “Başarmamalı çünkü bu sadece Ukrayna için değil; tüm ‘otoriter’ liderlere uluslararası kanunların çiğnenmesine asla müsaade edilmeyeceğinin gösterilmesi gerekmektedir” der…

Son 48 yılda Helenizm için açık bir yara haline gelen ‘Kıbrıs’ın işgal edilerek bölünmesinin’ kabul edilemez olduğunu, hiç kimsenin 2-devletli çözüme onay verme hakkının olmadığını öne sürer…

ABD ve Yunanistan arasında imzalanan “Savunma ve Enerji İşbirliği Anlaşmasının” geçtiğimiz hafta Yunan Parlamentosunda onaylandığını ve itiraz olmaması halinde 5 yılın sonunda otomatik olarak yenileneceğini müjde olarak verir…

Yapılan yatırımlar sayesinde, büyük miktarlarda sıvılaştırılmış doğal gaz ithalatına imkan sağlayacak olan Alexandroupolis (Dedeağaç) limanının önemli stratejik rol üstlenerek, bölgenin bir enerji üssü haline geldiğini anlatır…

“Yunanistan, komşularına dostluk eli uzatan, barış yanlısı bir demokrasi ile yönetilmektedir… Bu noktada çok net olarak söyleyebilirim ki; bölgesel haklarımıza ve egemenliğimize zarar verebilecek hiçbir hareketi ve saldırıyı kabul etmeyeceğiz… Buna hemen durdurulması gereken ‘Yunan adaları’ üzerindeki uçuşlar da dahildir.” diye özetler Ege’deki sorunu, Türkiye ismini zikretmeden… Ancak dolaylı olarak F-16 satışının bloke edilmesi gereğini vurgulamış olur…

“Biz Rusya’yı yenmesi için Ukrayna’ya yardıma odaklanmışken NATO’nun güney-doğu kanadında oluşan başka bir istikrarsızlığa dikkatinizi çekmek isterim” diyen Miçotakis; kongre üyelerinden, Doğu Akdeniz’le ilgili “savunma teçhiz kararları” alırken bu durumu göz önünde bulundurmalarını talep eder…

Konuşmasının sonunda da iki ülke arasındaki sarsılmaz bağı pekiştiren Rum-Amerikan Cemaatine atıfta bulunarak kendini Rum olarak kabul eden 3 milyon Amerikan vatandaşı arasında ün yapmış isimleri sıralar.

Kongredeki konuşmanın tamamını izlemiş olmamdan kaynaklanmış da olabilir, ama benim bundan çok rahatsızlık duyduğumu söylemem lazım… Göz göre göre, bu kadar pişkinlik olmaz ki!

İşin bütününü gören devlet aklı ne yapması gerektiğini benden çok daha iyi bilmesine rağmen; hazır Finlandiya ve İsveç’in NATO’ya üyelik başvurusunda bulunduğu bu dönemde, Miçotakis’in konuşmanın hemen ardından yapılması gereken 4 şey olduğunu düşünüyorum…

Doğu Akdeniz’deki Türkiye’nin Münhasır Ekonomik Bölgesi (MEB) süratle ilan edilmelidir…

Lozan Anlaşması ile Türkiye’ye ait olduğu kesinleşmiş olan adalardaki Yunan bayraklarının indirilip yerine Türk bayrağı çekilmelidir…

Türkiye’ye yakın ülkelerden başlayarak, KKTC’nin acilen tanınmasını sağlamak gerekmektedir…

Finlandiya ve İsveç’in NATO üyelik talepleri kesinlikle veto edilmelidir…

Bunları artık yapmak lazım; tereddüt ettikçe ülkece daha büyük bedeller ödüyoruz çünkü…

Ne olacaksa olsun artık!

 

 

 

 

Görüşlerinizi Bildirin

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

YAZARIN DİĞER YAZILARI

İNGİLİZCE YAZILARI