Pakistan’da ABD Oyunu - ADEM AKÖL

15.4.2022 10:02:00

Pakistan İslam Cumhuriyeti’ni karadan İran, Afganistan, Çin ve Hindistan gibi dünya konjonktüründe oldukça önem taşıyan 4 ülke çevrelerken Umman, Körfezine bakan uzun kıyı şeridi sayesinde de stratejik konumu olan bir ülke… Britanya Hindistan’ının bölünmesi ile bağımsızlığını kazanır 1947 yılında… Türkiye’den az daha büyük yüzölçümüne sahip olmasına rağmen 220 milyon insan yaşar bu topraklarda, yarı aç yarı tok… Ancak karınlarını doyurmakta bile zorlanan bu insanlar, Türk Kurtuluş Savaşı sırasında ellerinde ne var ne yoksa emperyalizme karşı var olma mücadelesi veren Türk halkına gönderecek kadar da Türk dostu ve emperyalizm düşmanı.

Şu günlerde bu insanlar sokaklarda yeniden emperyalizmi protesto ediyor…  Geçtiğimiz hafta sonu gece yarısından sonra yapılan güven oylaması sonucunda İmran Khan hükümetinin düşürülmesini ABD emperyalizminin bir komplosu olarak değerlendiren halk “özgürlük” diye haykırıyor.

Dünyaca ünlü bir kriket oyuncusu iken yükselen popülaritesini 1992 yılında sporu bıraktıktan sonra siyasete girerek değerlendirir İmran Khan… Orduyu da arkasına alarak, halkın önüne yolsuzlukla mücadeleyi bir parametre olarak koyar ve kazanır.

Ancak ülkeyi kemiren yolsuzluk ve rüşvetin önüne geçmek, o kadar kolay olmayacaktı… Yüksek enflasyon, halkı daha fazla perişan ederken; enerji ve gıda üzerine uygulanan sübvansiyonlar ise devlet bütçesinin zayıflamasına neden oluyordu.

Ancak ülke kaynaklarını ve devlet mekanizmasını içten kemiren başka bir unsur daha vardı Pakistan’da… Türkiye’deki FETÖ yapılanmasına benzer bir illet de Pakistan halkının başına musallat olmuştu ne yazık ki... Tahir-ul Kadri denen bir herif, ayni Fetullah Gülen gibi CIA tarafından beslenerek, ülke içerisinde iyice yapılanmış; FETÖ’nün yaptığı gibi, açtığı okullarda bir taraftan beyinleri yıkarken diğer taraftan da ülkeyi soymuş… Bir süre sonra da Fetullah Gülen gibi ülkeyi terk ederek, Amerika’ya değil ama Kanada’ya gidip yerleşmiş.

Güçlü bir orduya sahip olan Pakistan; Çin, Fransa, Hindistan, İsrail, Kuzey Kore, Rusya, ABD ve İngiltere ile birlikte nükleer silah sahibi olan 9 ülkeden biridir… Bunun ötesinde, dünyada nükleer silah sahibi olan tek müslüman ülkedir.

Ordunun desteği ile iş başına gelen İmran Khan’ın güvenoyu alamaması; verdiği desteği bir anda çekmesi sebep olarak gösterilmektedir… Geçtiğimiz Ekim ayında İmran Khan’ın istihbarat örgütünün başına getirmek istediği Korgeneral’i; kabul etmeyen Genel Kurmay Başkanının kendi istediği isim atandıktan sonra “biz tarafsız ve sivil otoriteye bağlıyız” demesi, muhalefetin iktidar üzerine yüklenmesinin nedeni olur.

Bu yüzden iktidarın küçük koalisyon ortağı olan parti, hükümetten ayrılır ve 342 milletvekilinden oluşan Pakistan Ulusal Meclisi’nde, İmran Khan hükümeti güvenoyu için gerekli olan 172 eveti bulamayarak düşer… Aslında Pakistan’da bağımsızlığın kazanıldığı 1947 yılından bu yana, başbakan seçilmiş bütün isimler 5 yıl dolmadan darbe veya zoraki sebeplerle görevlerine son verilmiştir… Güvensizlik oylaması sonucunda görevden düşen tek başbakan İmran Han olmuştur.

Hükümet düştükten sonra açıklama yapan İmran Khan, “Pakistan 1947’de bağımsız bir devlet oldu ama özgürlük mücadelesi bugün, yabancı bir rejim değişikliği komplosuna karşı yeniden başlıyor. Egemenliğini ve demokrasisini savunan ülke her zaman haklıdır” der.

Aslında olay çok basit… Afganistan işgalinin planlandığı günlerde “Afganistan’da yanımızda olmazsan taş üstünde taş bırakmayız” diyerek Pakistan’ı tehdit eden dönemin ABD Başkanı Bush’tan 21 yıl sonra iktidardaki Biden da buna benzer bir tehditle yine sahnede.

İmran Khan, istihdam yaratmak ve yoksullukla mücadele edebilmek için Çin yatırımlarına onay vermek zorunda kaldı… ‘Bir Yol, Bir Kuşak’ projesi kapsamında, ülkenin kuzeyindeki Çin sınırından başlayarak güney-batıdaki Gwadar kentine kadar inşa edilen demiryolu hattı; ardından Gwadar limanının Çinlilere devredilmesi; üstüne üstlük, Ukrayna işgalinin hemen öncesinde İmran Khan’ın Putin’e yaptığı ziyaret, Biden’ı çileden çıkarır.

Çin’in, ürünlerini dünyaya pazarlamak için kullandığı Malezya ile Singapur arasındaki Malakka boğazı yerine Hürmüz boğazının hemen dibindeki Gwadar limanını kullanacak olması, navlun maliyetlerini düşürerek ona oldukça yüksek ticari avantaj sağlayacaktır.

Pakistan’da yaşananlar, Çin’i kendisine en büyük ticari rakip olarak gören ve onu kıskaç altına almak için mücadele eden ABD’nin; İmran Khan hükümetinin sağladığı bu avantajın bozulması için planladığı bir oyundan başka bir şey değildir.

Günün Sözü

Rüyaları gerçekleştirmenin en iyi yolu uyanmaktır.

Muhammed Ali Cinnah (Pakistan’ın Kurucusu)

Görüşlerinizi Bildirin

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

YAZARIN DİĞER YAZILARI

İNGİLİZCE YAZILARI