Pandemi ve Ukrayna Savaşının Öğretileri - ADEM AKÖL

20.4.2022 00:40:00

Çok tuhaf bir varlıktır şu insanoğlu…

Büyüklerinin anlattıklarını, ‘boş laflar’ diye es geçer de; başı tokuştuğunda ne yapacağını şaşırır, ayakları birbirine dolanır…

Bire bir aynısı olmasa da “tarih tekerrürden ibarettir” sözünü önemseyip ders çıkarmaz da; benzer bir durum yaşayınca aklı başına gelir, iş işten geçtikten sonra…

Domuzun kuyruğunu düzeltmenin imkansız olduğunu bilir de; karşı tarafın çıkarları doğrultusunda sergilediği bazı müspet davranışlara aldanarak, bu yüzden büyük bedeller ödemek zorunda kalır.

Ülkeleri yönetenler insan olduğuna göre, devletler de öyledir…

Gelişmiş ülkelerin, gelişmişlik düzeylerini belirleyen 6 ortak özelliğin çok iyi bilinmesine rağmen, o özelliklere sahip olabilmek için çaba sarf edilmez, plan yapılmaz.

Bakın dünyadaki ‘süper güç’ diye tanımladığımız ülkelere… Tarım, eğitim, savunma, enerji, ilaç ve katma değerli üretim alanlarının en az 4 tanesinde çok başarılıdırlar…

Bu 6 unsurun altısında da başarılıysanız tıpkı Amerika gibi, dünyayı siz yönetiyorsunuz demektir.

Sizde bu 6 unsurdan 1’i veya 2’si eksikse, dünyayı yöneten siz olmasanız da; kimseye boyun eğmezsiniz, hiç kimse size istediğini yaptıramaz.

Ama bu 6 unsurdan sadece 1’ine veya 2’sine sahipseniz; sahip olduğunuz bu 1-2 şey, enerji ve savunma olsa dahi sözünüzü dinletemezsiniz, başkasına muhtaçsınız demektir.

Gelelim Pandeminin öğretilerine…

Henüz pençesinden kurtulamadığımız, ancak yoğun olarak hüküm sürdüğü geçtiğimiz 2 yıllık dönemde; en küçük aileden tutun da, daha büyük teşekküllere, ülkeler geneline kadar, her topluluğun kendi kendine, en azından bir süreliğine, yeterli olmasının ne kadar önemli olduğunu yaşayıp görmedik mi?

Yukarıda saydığımız 6 unsurdan, tarım ve ilaç üretimi bakımından zayıf olan ‘gelişmiş’ diye adlandırabileceğimiz bazı ülkelerin bile tökezlediklerini gözlemlemedik mi?

Peki ya Ukrayna savaşının öğretileri?

Ukrayna Devlet Başkanı Zelensky, domuzun kuyruğunun düzelmeyeceğini bilmesine rağmen, Batı’nın kendisini yalnız bırakmayacağı hesabıyla sürüklendiği savaşta milyonlarca insanın evini terk etmek zorunda kalmasına, on binlerce insanın ölümüne ve II. Dünya savaşını andıran görüntülerle, kentlerin talan edilmesine sebep olmadı mı?

Diğer taraftan Rusya Devlet Başkanı Putin de, hem kendi hem de karşı tarafın iktisadi, siyasi, askeri ve insan gücünü iyi analiz etmeden; tahriklere kapılıp koca bir ülkenin yok olmasına, kendi ülkesinin maddi-manevi büyük zarar görmesine ve bütün dünyanın açlıkla yüzleşmesine sebep olmadı mı?

Atatürk’ün dediği “esas olan iç cephedir” sözünü de mi hiç duymadı Putin? Savaşta başarılı olabilmek için ulusal bilincin güçlü olması gerektiğini; canını hiçe sayarak savaşan vatanseverlere ihtiyaç olduğunu; para karşılığında ne başarılı bir taarruz ne de sağlıklı bir savunma yapılamayacağını ne Putin, ne de Zelensky biliyordu sanırım.

Başka ülkeler Pandemi ve Ukrayna savaşından ne kadar ders çıkarır bizi pek ilgilendirmez… Önemli olan, hem bireysel hem de ülke olarak bizim ne kadar ders çıkardığımızdır.

Bu bağlamda, ülkelerin gelişmişlik düzeyini belirleyen 6 unsuru; tarım, eğitim, savunma, enerji, ilaç ve katma değerli üretimin önemini bir daha vurgulamak isterim…

Türkiye Cumhuriyeti, “siz üretmeyin, biz size daha ucuza satarız” aldatmacası ile koptuğu topraktan; tarımın önemini zaman içerisinde özellikle de Pandemi ve Ukrayna savaşı sırasında çok iyi idrak edip gerekli planlamaları başlatmış bulunmaktadır… Ancak kaybedilen yılların geri kazanılması o kadar kolay olmayacaktır.

Türkiye’deki eğitim sistemini bir türlü arzu edilen düzeye getiremediğimiz aşikardır… Yapboz tahtası gibi uyguladığımız kurallar, eğitime zarar vermektedir… Ancak devletimizin, eğitimi çağdaş standartlar düzeyine çıkarma arzu ve uğraşı ümit vericidir.

Son yıllarda enerji konusuna büyük önem veren ülkemiz, son 10 yıl içerisinde sahip olduğu 2 sismik araştırma ve 3 sondaj gemisi sayesinde başka hiçbir ülkeye ihtiyaç duymadan yaptığı çalışmalar sonuç vermeye başlamıştır… Karadeniz’de bulunan hatırı sayılır doğal gaz rezervleri ve Doğu Akdeniz’deki çalışmalar bizleri heyecanlandırmaktadır… Bunun yanı sıra yapımı hızla devam eden Akkuyu ve planlanan diğer 3 nükleer enerji santralinde, uranyum yerine Türkiye’de bol bulunan Toryum kullanılacak olması, önümüzdeki dönemde enerji bakımından farklı bir konumda olacağımız kesindir.

İlaç konusuna gelince, Pandemi bize Turkovac gibi büyük bir başarıya imza atmamızın yolunu açmıştır… Üstelik yurt dışından ülkemize doğru, Türk ve yapancı bilim insanlarının başlattığı ters beyin göçü ile hızlanan çalışmalar, muhakkak meyve verecektir.

Katma değeri yüksek üretim konusunda biraz zayıf kalmış olmamıza rağmen, özellikle son yıllarda yazılım alanında kat edilen mesafe sayesinde; önümüzdeki dönemde yükte hafif, pahada ağır üretim yapabileceğimiz anlaşılmaktadır.

Savunma konusuna gelince, burada hiç de mütevazi olmamıza gerek yok… Hem TSK’nın hem de savunma sanayimizin başarıları bütün dünyada övgü ile anlatılmaktadır… Şurası kesin olan bir gerçek ki; savunma sanayimiz bu başarısını diğer yan sanayilerimizin kaydettikleri gelişmişliğe bağlıdır… Bu da bir bütün olarak Türk sanayisinin bugün geldiği durumu göstermektedir.

Günün Sözü

Zaman ve olaylar, öğrenebilen insana neler öğretmez ki!

Michel de Montaigne  

Görüşlerinizi Bildirin

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

YAZARIN DİĞER YAZILARI

İNGİLİZCE YAZILARI