Türkiye'de Ekonomi ve Aile: Evlilik ve Boşanma

Ekonomi ve Aile - ADNAN FİŞENK

29.02.2024 13:27 | Güncelleme Tarihi: 29.02.2024 13:27

Günümüzde küresel krizler, Vahşi kapitalizmin emperyalizmin sömürü düzeni geri kalmış ülkeleri, gelişmekte olan ülkeleri, buna bağlı olarak Türkiye’yi de etkisi altına bir şekilde almaktadır.

Tüm ekonomilere ayar çeken yabancı para ve akaryakıt gibi temel ekonominin seyrini etkileyen etkenler haliyle Türk ekonomisini de etkilemektedir. Bunun yanı sıra üretim-tüketim dengesizliği, ithalatın, ihracatın üstünde seyretmesi ülkelerin gelir ve refah seviyesini düşürmekte, mevcut imkanların bireyler arasında adaletli paylaşılmaması da kaos ortamlarını, farklı olumsuz gelişmeleri tetiklemektedir.

Birçok olumsuz etkenin bir araya gelmesinden ötürü birçok ülkeyi etkisi altına alan ekonomik dar boğazlar, ülkemizde de bu olumsuz koşulların neden olduğu ekonomik sorunların biraz da ekonominin gerektiği gibi iyi yönetilmemesi durumunda bireyler ister istemez etkilenmektedir.

Bu etki pahalılık, İşsizlik vs. gibi kendini göstermekle birlikte bunların yanı sıra en önemlisi bir milleti meydana getiren aile oluşumunu ve mevcut aile yapılarını da bozmaktadır.

Türkiye’de hayat pahalılığının en çok etkilediği alanlardan ve etkenlerden en önemlisi gençlerimizin ve evlenmek isteyen bekarlarımızın bir yuva kurmak adına yapacakları evliliklerini artan ekonomik baskı, zorluklarla birlikte işsizlik ve geçim derdinin sırtlarına ağır bir yük olarak binmesi ile evlenmeyi tercih etmeme neticesidir. 

Ekonomik sorunlar nedeni ile psikolojik sorunların tetiklenmesi neticesinde günümüzde zaman, zaman münferit de olsa cinnet geçirerek, ailelerini katleden uç örneklerden tutunda, toplu yaşam alanlarında trafikte, toplu ulaşım araçlarında, yaşanan gerginlikler, kavgalar, keşmekeşliğe, sabırsızlığa ve insanların acımasızca birbirlerine hakaret etme ve saldırmalarına da neden olabilmektedir.

Ekonomik durumu iyi olanlara elbette tabiri caizse hayat toz pembe gelmektedir. 

Evlenemeyen bireyler de gelecek kaygısı kendilerine ait kuramadıkları aile yoksunluğu içsel huzursuzluğu ve mutsuzluğu tetiklemektedir.

Şurası kesindir evlenme oranları net bir şekilde genel olarak ekonomik nedenler ve işsizlik başta olmak üzere diğer nedenler ile düşüştedir.

Ekonomik sıkıntılar evli olan çiftleri ve aileleri de bir kabus gibi kuşatarak aile içi geçimsizliği, şiddeti en sonunda birlikteliği bozarak boşanmaları tetiklemektedir.

Bu düşüş Türkiye İstatistik Kurumunun, 2023 yılına ilişkin evlenme ve boşanma istatistiksel verilerini kamuoyu ile paylaşımından da anlaşılmaktadır.

Bu istatistiksel verilere göre, 2023 yılında evlenen çiftlerin sayısı 2022 yılına oranla yüzde 1,82 azalarak 565 bin 435'e gerilediği anlaşılmaktadır.

Bu durumda evlenme hızı binde 6,63 olarak gerçekleştiği anlaşılmaktadır.

 Bu arada boşanma verilerine de bir göz atacak olursak 2023 yılında boşanma sayısı da bir önceki yıla göre yüzde 5,79 düşüşle 171 bin 881 olduğu Türkiye İstatistik Kurumunca açıklamıştır.

TUİK verilerine göre yani bu şudur kaba boşanma hızı binde 2,01 olarak kayıtlara geçmiştir.

Erkek ve Kadın olsun her iki cinsiyette de ilk kez evlenme (yani ikinci evlilik yapmadan ilk kez evlilik yapanların) evlilik yaşlarının arttığı (yani geç evliliklerin arttığı) gözlenmektedir.

Ortalama ilk evlenme yaşı, 2023 yılında Erkekler için 28,3, Kadınlar için 25,7 olarak tespit edilmiştir.

Erkek ile kadın arasındaki ortalama ilk evlenme yaş farkı ise 2,6 yaş olduğu gözlemlenmiştir.

Boşanmaların yüzde 33,4'ü evliliğin ilk 5 yıllık döneminde, yüzde 21,7'si ise 6-10’ncu yılında yine tespit edilerek resmi kayıtlara geçilmiştir.

En yüksek kaba evlenme hızı binde 8,09 ile Kilis'te görülmesine karşın, bu ili binde 7,81 ile Aksaray, binde 7,57 ile Gaziantep sırası ile takip etmektedir.

Türkiye İstatistik Kurumu verilerine göre kaba evlenme hızının en düşük olduğu il ise binde 4,52 ile Gümüşhane olduğu tespit edilmiştir.

Bu ili binde 4,82 ile Tunceli, binde 4,98 ile Malatya takip ettiği gözlenmiştir.

Türkiye İstatistik Kurumunun verilerine göre 2023 yılında kaba boşanma hızı en yüksek il olarak binde 3,05 ile İzmir oldu.

Bu ili binde 2,94 ile Antalya, binde 2,80 ile Karaman izledi. Kaba boşanma hızının en düşük olduğu il ise binde 0,36 ile Hakkari olarak kayıtlara girdi.

Bu ilin ardından binde 0,44 ile Şırnak, binde 0,55 ile Muş geldi.

Bu arada mutluluğu yabancı gelinlerde arayan Türk damatlar yabancı gelin tercihleri sayısı 2023'te 31 bin 29 olarak kaydedilirken toplam gelinlerin yüzde 5,5'ini yabancılar oluşturdu.

Uyrukları dikkate alındığında yabancı gelinler arasında yüzde 12 ile Özbek gelinler birinci sırada yer alırken. Özbek gelinleri yüzde 11,3 ile Suriyeli gelinler, yüzde 9,1 ile Azerbaycanlı gelinler izlemiştir.

Türk kızlarımızdan mutluluğu yabancı damatlarda arayanların kendilerine eş seçtiği yabancı damat sayısı da 2023 yılı için 6 bin 345 olurken bu rakam toplam damatların yüzde 1,1'ini oluşturdu.

Yabancı damatların da ülkelere göre dağılımına bakıldığında yüzde 21,9 ile Alman damatlar birinci sırada yer alırlarken, Bunları, yüzde 19,2 ile Suriyeli damatlar ve yüzde 5,1 ile Avusturyalı damatlar takip etmektedirler.

Gelelim şimdi de yine TUİK verilerine göre kesinleşen boşanma davalarına, Boşanma davaları sonucun da 2023 yılında 171 bin 881 evli çift boşanırken, bu boşanmada dolayı 171 bin 213 çocuk velayet altında işlem görmüştür.

Velayet çocuklar, küçükler, istisnai olarak kısıtlı ergin çocukların bakımını korunmasını ve çeşitli yönlerden yetiştirilmesini sağlamak amacıyla ana babanın çocukların kişiliklerinin mallarının korunmasıyla onların temsili konusunda sahip oldukları hak, yetki ve ödevler gereğince velayete verilmiştir.

Boşanma davaları sonucu, çocukların velayetinin çoğunlukla anneye verildiği görülmektedir. Buna göre, yüzde 74,9'unun anneye, yüzde 25,1'inin babaya verilmesi uygun görülmüştür. 

Ekonomik nedenlerin, işsizliğin evlilik kalitesini etkilediği kadar, Eşlerin tükenişlerini de peşinden getirmiştir. Bu nedenledir ki boşanmaları da tetikleyen etkenlerin başında işsizlik ve ekonomik nedenler birinci sırada yer almaktadır.

Evlilik ülkelerin hücre taşları gibidir. Aileler olmadan ne devlet ne de millet olunabilir. Sağlıklı aileler oluşması devletlerin asli yükümlülüğüdür.

Bireyler  arasında Evlilik görev ve sorumluluklardan oluşan sosyal bir sistem olup, bu sistemi ayakta tutmak başta devletin sonra bireylerin öncelikli görevi olmakla birlikte, ileri ki yıllarda daha vahim sonuçlar doğurabilecek, demografik yapının bozulması, milli güvenliğimizi tehdit dahi edebilecek olan mevcut gelecek kuşakların oluşabilmesi için, mevcut ailelerin ayakta kalabilmeleri, yeni kurulacak yuvaların, ailelerin daha bir kolay kurulabilmesi için her türlü maddi-manevi kolaylığın sağlanması ilk başta tüm insanlık için, sonrası Türk Milletinin ilelebet yaşaması ve yaşatılması için hepimizin Milli meselesidir.

YAZARIN DİĞER YAZILARI