Nişanın Bozulması Neticesinde Hediyelerin İadesi - ARB. & AV. CENNET AŞAMA

10 Şubat 2021 Çarşamba 00:37

Önceki yazımda nişanın bozulması nedeniyle oluşacak manevi zararın tazmininden konuşmuştuk. Bu yazımda ise nişanın bozulması nedeniyle  verilmiş olan hediyelerin iadesinden bahsedeceğim. Türk Medeni Kanunu  122. maddesinde  “Nişanlılık evlenme dışındaki bir sebeple sona ererse, nişanlıların birbirlerine veya ana ve babanın ya da onlar gibi davrananların, diğer nişanlıya vermiş oldukları alışılmışın dışındaki hediyeler, verenler tarafından geri istenebilir” denilmektedir.

 Nişanlılığın  evlilik dışında sona ermesi ile nişanlılar nişanlılık döneminde birbirlerine hediye etmiş olduğu alışılmış dışında olan hediyeleri birbirlerinden isteme hakkına sahiplerdir. Nişanlanma öncesinde verilen hediyeler nişanlılık döneminde verilen hediye olarak kabul edilmese de nişanlanma iradesi ile verildiği takdirde nişan hediyesi olarak kabul edilmiştir. Alışılmışın dışında olan hediyelerden kasıt ise altın,  maddi anlamda değeri  yüksek  olan ve belli bir meblağda olan hediyelerdir. Nişanlısına ayakkabı, elbise ya da peluş oyuncak gibi hediyeler alan kişiler için geçerli olan bir durum değildir.

Mutad olmayan hediye deyince ilk akla gelen  nişan töreni ve sonrasında takılan, hediye edilen ziynet eşyalarıdır. Nişan yüzüğü dışındaki ziynet,  mutat hediye olmayıp iadesi gerekir.

Nişan hediyelerinin mutat sayılabilmesi, yöresel örf ve adete göre verilen hediyelerden olması yanında maddi değerinin de günün koşullarına göre fahiş olmayan hediyelerden bulunmasına bağlı olup bu fahişlik olgusu da daha çok tarafların mali ve sosyal durumları ile ölçülmelidir. Nişanlının mali gücünü aşarak verdiği hediyenin onun yönünden mutat sayılması ve fahiş olmayacağının kabulü düşünülemez. Aksi halde, hediye verilen nişanlının haksız zenginleşmesine yol açılmış olur.

Yerleşik Yargıtay uygulamasına göre de nişan yüzüğü dışındaki altın ve ziynet eşyası mutat hediye kapsamında olmayıp iadesi gereken hediyeler olarak değerlendirilmektedir.

Nişan ya da düğün töreni sırasında kadına takılan ziynetler ona aittir. Yargıtay’ın bir diğer kararında “Nişan ya da düğün töreni sırasında davacı kadına  takılan ziynet eşyası davacıya aittir. Davacıya ait olan bir kısım ziynet eşyasının davalı tarafından bozdurulduğu tanık beyanlarıyla saptandığına göre bozdurulan ziynet eşyasının aynen veya bedellerinin tazminine karar verilmesi gerekirken, istemin tümden reddine karar verilmiş olması doğru değildir. Kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.” denilmek suretiyle nişan töreni sırasında kadına takılan ziynetin kadına ait olduğuna karar vermiştir.

Verilen hediye, nişan hediyesi olarak verilmelidir. Nişan hediyesi olarak verildiğinin hediyenin geri verilmesi için açılan davada kanıtlanması gerekmektedir. Nişan hediyelerin iadesi için açılacak olan davada, hediyenin diğer tarafta olması şartı bulunmaktadır.

Nişanlıların birbirlerine alışılmışın dışında alınan hediyeler adına talep hakkı yalnızca nişanlılar değil, anne ve baba ya da onlar gibi davrananın diğer nişanlısına vermiş olduğu hediyelerin geri verilmesini isteyebilir. Ancak hediyelerin aynen iadesi gerçekleşmiyor ise hediyenin maddi  değerinin verilmesi de talep edilebilecektir. Aynen ya da misli olarak hediyenin iadesi gerçekleşmiyor ise sebepsiz zenginleşme hükümleri uygulanacaktır.

Ayrıca nişanın bozulması nedeniyle hediyelerin geri alınması istemine ilişkin davalarda T.M.K.nun 86. maddesine göre kusur aranmamaktadır.

Hediyelerin geri verilmesine dair açılacak olan dava, nişanlılığın sona ermesi tarihinden başlayarak bir yıllık zamanaşımına tabidir.

Görüşlerinizi Bildirin

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

YAZARIN DİĞER YAZILARI