Tüketici İşleminden Doğan Senetlerin Durumu - ARB. & AV. CENNET AŞAMA

17 Şubat 2021 Çarşamba 00:05

6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun ortaya çıkış sebebi, amacı “tüketiciyi korumaktır”.  Satıcı karşısında daha zayıf bir konuma sahip olan tüketici satıcı ile yapmış olduğu sözleşmelerde, kanun tarafından koruma altına alınmıştır.

Günümüzde birçok mağaza daha fazla satış yapmak için tüketici. Konumundaki müşterilerine “taksitli ödeme seçeneği” sunmaktadır. Kendi alacağını garanti altına almak istediği için de her bir taksit için müşteriden-tüketiciden senet  almaktadır. İşte  en büyük sorun bu senetlerin satıcı tarafından bir başkasına ciro edilmesi noktasında doğmaktadır.

Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun, bu durum için özel bir düzenleme getirmiştir. 6502 sayılı TKHK m. 4/5’te “Tüketicinin yapmış olduğu işlemler nedeniyle kıymetli evrak niteliğinde sadece nama yazılı ve her bir taksit ödemesi için ayrı ayrı olacak şekilde senet düzenlenebilir. Bu fıkra hükümlerine aykırı olarak düzenlenen senetler tüketici yönünden geçersizdir”.
Kanun hükmünde göze çarpan önemli iki husus mevcuttur. Öncelikle tüketicilerin düzenlemiş olduğu senetler mutlaka nama yazılı olması gerekmektedir.

Bu şekilde nama yazılı olan senetlerde tüketici sadece satıcıya karşı sorumlu olur. Bu nedenle senet borç ilişkisi ile bağlı hale gelir.
Genellikle senetler kırtasiyelerden alınıp doldurularak düzenlenmektedir. Kırtasiyede olan senetler bono niteliğindedir. Bu senedin üzerindeki emrühavale kısmının üzeri çizilerek ve senet üzerine  “emre yazılı değildir” veya “ciro edilemez” ibaresi yazılarak nama yazılı senet haline dönüşmüş olur. Tüketicilerin, satıcılara senet düzenlerken bu duruma dikkat etmeleri gerekmektedir.
Kanun metninde göze çarpan diğer hususta mevcut senet nama yazılı olarak düzenlenmez ise sadece tüketici açısından geçersiz olacaktır. Senedin tedavül kabiliyeti devam edecek fakat senedi düzenleyen borçlu ciro ile devralan üçüncü kişiye karşı senet borcundan sorumlu olmayacaktır. Bu düzenleme ile hem senedin tedavül kabiliyeti kaybolmayacaktır hem de tüketici korunmuş olacaktır.
Bu durumların yanında TKHK m. 77’ye göre TKHK m. 4/5’teki hükümlere aykırı hareket edenlere 200 TL idari para cezası uygulanacaktır. Yani borca konu kambiyo senedi nama yazılı değil de emre yazılı olarak düzenlenirse, bu konuda ilgililer 200 TL idari para cezası ile cezalandırılırlar.

Konuya ilişkin Yargıtay 12. Hukuk Dairesi (E. 2016/8741K. 2016/10031) açıklayıcı bir karar vermiştir;

KARAR : Alacaklı tarafından başlatılan 8 adet bonoya dayalı genel haciz yolu ile ilamsız icra takibinde, borçlunun borca itirazı üzerine alacaklı tarafından icra mahkemesine yapılan başvuru ile itirazın kaldırılması talep edilmiş, mahkemece takip dayanağı senetlerin kambiyo vasfında olduğu gerekçesiyle istemin kabulüyle itirazın kaldırılmasına karar verilmiştir.

Somut olayda, takip dayanağı bonoların, taraflar arasında yapılan mobilya alım satım sözleşmesi kapsamında verildiği, alacaklının tacir borçlunun tüketici olduğu görülmektedir. Zira, borçlu icra dairesine yaptığı itirazında, takip konusu senetler karşılığında alacaklıdan aldığı ürünlerin bir kısmının teslim edilmediğini, bir kısmının da ayıplı olduğunu, dört taksidini ödediğini ancak eksiklikler giderilmediği için kalan taksitleri ödemediğini belirtmiş, alacaklı da icra mahkemesine başvuru dilekçesinde borçlunun iddialarının Tüketici Mahkemeleri'nde yargılamayı gerektirdiğini ileri sürmüş olup, takip dayanağı senetlerin de aynı miktarda düzenlenen sıralı senetler olduğu görülmüştür.

4077 Sayılı Tüketici'nin Korunması Hakkında Kanun'un taksitle satışı düzenleyen 6/A maddesinin 3. fıkrası gereğince; taksitle satış sözleşmesinden ayrı olarak kıymetli evrak niteliğinde senet düzenlenecekse, bu senet, her bir taksit ödemesi için ayrı ayrı olacak şekilde ve sadece nama yazılı olarak düzenlenir. Aksi takdirde, kambiyo senedi geçersizdir. Her nekadar borçlu, itiraz dilekçesinde, takip konusu senetlerin taksitli satışa işikin olup nama yazılı düzenlenmesi gerekirken emre yazılı düzenlenmesi sebebiyle geçersiz olduğunu ileri sürmemiş ise de; söz konusu kanun hükmüne aykırı hususlar, kamu düzeninden olup mahkemece resen nazara alınmalıdır.

Bu durumda, borçlunun itiraz dilekçesi, alacaklının icra mahkemesine başvuru dilekçesi kapsamı ve senetlerin sıralı oluşu sebebiyle takip dayanağı senetlerin tüketici kanunundan kaynaklanan taksitli satış sözleşmesi kapsamında verildiği sabit olup, alacağın varlığı ve miktarı 4077 Sayılı Tüketici'nin Korunması Hakkında Kanun kapsamında yargılama yapılmasını zorunlu kıldığından mahkemece itirazın kaldırılması isteminin reddi yerine işin esasının incelenerek yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.

Görüşlerinizi Bildirin

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

YAZARIN DİĞER YAZILARI