Azgınlığın Başı Kibir - BARIŞ SANIGÖK

31 Mayıs 2021 Pazartesi 00:59

Kibir ve büyüklük taslamak büyük günahlar listesinde yer alan en önemi günahlardan birisidir. 

Bu konu birçok toplumsal ve ferdi yaralara sebep olmaktadır ve zulümler, adaletsizlikler, haksızlıklarıda arkasında getirmektedir. 

Kibir; insanın kendisinden başkasından üstün görmesi veya  başkalarına üstünlük taslaması demektir. İnsanın içinde bulunan bu hisse kibir ve bunu pratiğe dökülmesi ve amelen insanın başkalarına çeşitli vesilelerle üstünlük taslamasına tekebbür yan kibirlenme denir.

Kibirin kendini beğenmişlik ve gururla farkı şudur ki kendini beğenmek sadece insanın kendisi ile alakalı olan bir şeydir. Başka birisi söz konusu olmasa dahi kendini beğenip bununla gururlanmıyor. Ancak kibir kendini beğenmenin yanı sıra başkasından da kendini büyük ve üstün görmek veya öyle taslamaktır.

  Kibir ve kibirlenme insanoğlunun sahibi olabileceği en kötü ve korkunç sıfatlardan birisidir. Bilesiniz ki insanda ne varsa, insan her neye sahip ise hepsini Allah-u Teâlâ'dan almıştır.

Halbuki insan ise; ölümlü, muhtaç, naçiz ve aciz bir yaratıktan ibarettir.

Bu sıfatın kötülüğü yani kibirin büyük bir günah oluşu birçok ayet ve hadislerden anlamak mümkündür.

Buna örnek mesela, Zumer - 60'da şöyle buyuruyor:

"Büyüklenen, kibirlenenler için cehennemde bir yer mi yok?

Yine aynı surenin yetmiş ikinci ayetinde şöyle buyuruyor: "İçinde ebedi kalıcılar olarak cehennemin kapılarından içeri girin. Büyüklük taslayanların yeri ne de kötüdür!"

Mûmin suresinde de:

"İşte Allah her mütekebbir zorbanın kalbini böyle damgalar."

Anlayacağımız yani mütekebbir olan kimsenin Allah'ın lütuf ve inayetinden mahrum kalır hem ne olduğu her kez tarafından anlaşılıp tanınır.

Kibirin ne kadar kötü ve iğrenç olduğunu anlamak için onun Şeytan'ın sıfatlarından olduğunu ve Şeytan'ın Allah'ın dergahından kovulup ve ebediyen lanetlenmesine vesile olduğunu bilmemiz yeterlidir. Allah'ın kelamı olan Kur'ân-î Kerim bu konuda şöyle buyurmaktadır: "Ve Meleklere: Adem"e secde edin dedik de iblisten başka hepsi secde ettiler; o ise dayattı ve kafirlerden oldu."

Rasulullah Hz. Muhammed (s.a.â) Efendimizden nakledilen bir hadiste şöyle buyuruyor:

"Kalbinde bir hardal tanesi kadar kibir olan bir kimse, cennete giremez. Kim büyüklenir ve yol yürürken tekebbür ederse, Allah kendisine gazaplandığı halde onun huzuruna varır ve mahşur olur."

Emirû'l Mûminin İmam Ali (a.s) ise şöyle buyuruyor:

"Kibirden kaçın zira o günahların en büyüğü ve kınanmaya en layık kusurdur. Kibir İblis"in yani Şeytan'ın ziynetidir."

Bir gün birisi İmam Sadık (a.s)'a İlhad yani hak yolundan sapmanın en aşağı derecesi nedir? diye sorulunca, İmam (a.s) ona şöyle buyurdu: İlhadın en aşağı derecesi kibirdir.

Başka bir hadiste: Mütekebbir yani kibirli insanlar kıyamet gününde ufak karıncalar halinde harş edilecekler ve Allah-u Teâlâ mahlukatın hesabını bitirinceye kadar insanlar onların üzerinde yürüyeceklerdir. İmam Ali (a.s)'dan şöyle rivayet edilmiştir: Kibirden kaçın; zira kibir azgınlığın başı ve Rahmêne isyandır.

Yine Şöyle buyurmuştur: Dün bir damla yani nütfe olan, yarın ise ölünce pis kokup bir leş olacak mütekebbire yani kibirlenen kimseye şaşarım!

 Rasul-i Ekrem Hz. Muhammed (s.a.â) Efendimiz de şöyle buyurmaktadır:

Kıymet günü benden en uzak olanınız, serserilerdir; onlar ise büyüklenen kimselerdir.

Mütekebbirler/kibirli kimseler, kıyâmet gününde insan sûretinde küçük ve kırmızı karıncalar kadar haşrolunacaklardır. Zillet her taraflarından onları saracaktır. Cehennemdeki “Bûles” adı verilen bir zindana sürükleneceklerdir.

Ebû Zer'den rivâyet edildiğine göre Nebiyy-i Ekrem (s.a.â) şöyle buyurdu:

“Üç sınıf insan vardır ki kıyamet günü Allah onlarla konuşmaz, yüzlerine bakmaz, onları temize çıkarmaz. Hem de onlar için elim yani can yakıcı bir azap vardır.”

Rasûlullah bu cümleyi üç kere tekrarladı. Sonra Ebû Zer:

“–O halde bu kimseler tam bir mahrumiyete ve hüsrana uğramışlardır. Onlar kimlerdir, ey Allah’ın Rasûlü?” diye sordu.

Rasûl-i Ekrem Hz. Muhammed (s.a.â) Efendimiz de:

“–Elbisesini kibirle yerlerde sürüyen, yaptığı iyiliği, hayrı, maddi ve manevi yardımı başa kalkıp aleni yapan ve yalan yere yemin ederek ticaret malını iyi bir fiyata satmaya çalışandır” cevabını verdi.

Etrafımızda ne çoklar değil mi?

Ey insan unutma! Şeytan bir melek idi. Kibirli olduğu için gurununa yenildi. Sen de insansın Yaratanın hürmetine İnsanca yaşa ve insanlığı insanca yaşat.

Görüşlerinizi Bildirin

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

YAZARIN DİĞER YAZILARI