Doğanın Sırlarına Bir Keşif - BARIŞ SANIGÖK

21.6.2022 17:06:00

Günbegün insanoğlunun bilim dalındaki şaşırtıcı ilerleyişi, örtülü kalan meçhulleri birbiri ardınca keşfetmekte, fizyoloji ve deneysel bilimler alanındaki yanlış görüşleri ortadan kaldırmaktadır.

Örneğin; önceleri insan vücudundaki bazı organların faydasız olduğu sanılıyordu. Ancak günümüz bilimi geniş çaplı bir araştırma sonucu faydasız olduğu sanılan bu organların aslında çok önemli faydaları olduğunu ispat etti. Tahkik araçlarının gelişmesiyle birlikte, sözü edilen organların daha önemli faydalarının keşfedileceği kesindir. Buna birkaç örnek;

-Timüs: Göğüs kemiğinin altında, mediyastinin ön tarafında yer alan bir salgı bezidir. Bu salgı bezinin neye yaradığı önceleri bilinmiyordu ve hatta bazıları onun faydasız olduğu düşüncesindeydi. Bugün gelinen nokta ise yabancı etkenlere karşı vücudun savunmasını sağlamaktadır. Bu salgı bezinin insan hayatında önemli bir payının olduğu kesindir. Bazı bilim adamları bu bezin ergenlik sonrasında ve bedenin gelişmesinde önemli bir rol üstlendiği gibi yok olmasıyla da kişinin üreme sorunu yaşayacağı gibi ergenliğin gecikeceğinin de düşüncesindedirler.

Timüs bezi vücutta fenfosit üretir ve onun temel özelliği antikor adlı maddeleri üretmektir ki bu mikropların ve yabancı proteinlerin saldırısı karşısında vücudu son derece iyi savunuyor.

-Epifiz (üçüncü göz): Beynin merkezinde yer alan bu küçük bez, timüsten daha karmaşık bir yapıya sahiptir. Bazı eski fizyoloji bilginleri, bu bezin yararsız olduğu görüşünde idiler. Bugün ise bu bezin, hemen hemen insan hayatının anatomisinin her alanında ve erken gelen ergenliği önlediği gibi daha çok yaşama renk katan başka işlevlerinin de olduğu ve bu bezde meydana gelebilecek bir hasarın ölümle sonuçlanabileceğini saptanmışlardır.

-Bademcikler: Eskiden doktorlar bademciklerin bir işe yaramadığına inanıyor ve iltihaplandığı zaman da ameliyatla alıyorlardı. Bugüne dek yapılan araştırmalar sonucunda ancak günümüz uzmanları bademciklerin önemini anlamış olmalarından ötürü buna mecbur kalınmadıkça alınmasına kesinlikle izin vermemektedirler. Bademcikler, akyuvarlar üreterek mikroplara karşı vücudu savunurlar. Sağlam bir kale gibi solunum yollarının başlangıcında yer alan bademcikler, solunan havayı pisliklerden temizleyerek ve havayla karışmış mikropları öldürerek bir nevi karantina görevi yaparlar. Hava kirliliği arttığında veya mikroplar güçlendiğinde, daha fazla direnmek durumunda olduklarından dolayı iltihaplanırlar. Zaruret gerektirmedikçe bademciklerin alınması doğru değildir. Çünkü: Mikropların serbestçe gırtlakta dolaşmasına ve gırtlağın içine, nefes borusuna, akciğerlere girmesiyle bronşit ve akciğer iltihabı gibi hastalıklara neden olduğu saptanmıştır. Ayrıca burun ve gırtlağın iç derisi normalinden daha ince bir hale gelir.  Boğaz ve burunun kurumasına sebep olur. Özellikle boğaz iltihaplandığı zaman bademcikler de şişer ve boğazın iltihap kaptığını gösterir. Ama eğer bademcikler çıkarılacak olsa, boğaz iltihabının teşhisi gerçekleşmeyebilir ve kalp romatizması gibi daha başka hastalıklar da doğurabilir.

-Apandis: Bir grup bilim adamı, bir hayli incelemelerden sonra, kanserle savaşmada, apandisin önemli bir rolü olduğu ve zaruret dışında alındığı takdirde kansere yol açabileceği sonucuna varmışlardır.

Bu örnekler şu gerçeği yansıtmaktadır: Bir şeyin faydalı mı, zararlı mı olduğu bilinmiyor ise hepten kestirip atmak ve faydasız olduğunu düşünmek yanlış olur. Bugün gizlilik perdesini koruyan bir husus bilimin gelişmesiyle bir gün keşfedilecektir. O günü beklemek lazım. Gerçek şu ki! İnsanoğlu ama ilim olsun ama bilim olsun, bu konularda muazzam derecede bunca ilerleme kaydetmesine rağmen daha ilk aşamada sayılır ve henüz büyük doğa kitabından bir satır bile okuyamamıştır.

Einstein, "Nisbiyet Felsefesi" kitabında şöyle yazar:

Bugüne kadar tabiat kitabından okuduklarımızla çok şeyler öğrenmiş bulunuyoruz. Ancak tabiat sırlarının tümünü ne keşfedebilmiş ve ne de çözümleyebilmişiz."

William James ise şöyle bir söz armağan etmiştir bize;

"Bilmediklerimize oranla bildiklerimiz, derin bir okyanus karşısında bir damla gibidir."

Milyonlarca varlıklardan bir ikisinin özelliğini bilmemek, evrenin ve ilginç düzeninin yaratıcısını tanımaya engel olamaz. Hiç kuşkusuz, diğer varlıklar hakkında ve hatta bir varlığın bir kısmı üzerinde incelemede bulunmak, alemin, idrak sahibi bir düzen verici tarafından yaratıldığını göstermeye yetecektir. Eğer baştan sona ilmi ve mantıklı sözlerle dolu ama sizce anlaşılmaz birkaç cümleyi içinde barındıran bir kitap elinize geçerse, kitap hakkındaki değerlendirmeniz nasıl olur? Yüce düşüncelerin ve gerçekçi görüşlerin ürünü olan onca faydalı sözleri görmezlikten gelmek, elbette ki doğru değildir?

-Kaynaklar-

- "Danişmend" dergisi, sayı: 4, yıl: H. Şemsî 1342, s. 24-27.

-Gayton Fizyolojisi.

-29.01.1368 H. Şemsi tarihli Jamia Gazetesi.

-William James, progmatizm ekolünün kurucularından ve Amerikalı filozoftur. Doğum: 1842, Ölüm: 1910.

Görüşlerinizi Bildirin

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

YAZARIN DİĞER YAZILARI