Ehl-İ Beyt İmamlarından Tavsiyeler (2) - BARIŞ SANIGÖK

9.6.2022 18:17:00

Ey Abdullah! Şeytan'ın, insanları avlamak için tuzakları vardır. Öyleyse Şeytan'ın ağ ve tuzaklarına yaklaşma. "O tuzaklar nedir?" diye sorulduğunda şöyle buyurdular: Şeytan'ın tuzakları, insanı kardeşine iyilik etmekten alıkoymak, ağları ise Allah'ın farz kıldığı namazların vaktinde uyumaktır. Bilin ki, kardeşlerine iyilik yapmak ve onları ziyaret etmek için adım atmak gibi hiçbir ibadet yoktur. Namazdan gaflet edenlere, halvetlerde uyuyanlara, fetret dönemlerinde yani dinin zayıfladığı dönemde Allah ve ayetleriyle alay edenlere yazıklar olsun! İşte bunlar ahirette nasibi olmayan kimselerdir. Kıyamet günü Allah onları konuşturmayacak, onları temizlemeyecektir ve onlar için şiddetli bir azap vardır."

Ey Abdullah! Kim kendisini cehennem ateşinden kurtarmaktan başka bir endişeyle sabahlarsa, büyük bir meseleyi basite almış ve Rabbinin vereceği az bir paya talip olmuştur. Kim Müslüman kardeşine hile yapar, onu tahkir eder ve ona karşı düşmanlık güderse, Allah onu cehenneme atar. Kim bir mümine haset ederse onu kıskanırsa, tuzun suda eridiği gibi onun da imanı öylece kalbinde erir.

Ey Abdullah! Mûmin kardeşinin ihtiyacını karşılamak için adım atan bir kimse Hac etmiş sayılır. Onun ihtiyacını karşılayan bir kimse de Bedir ve Uhud Savaşı'nda Allah yolunda kanına boyanan kimse gibidir. Allah hiçbir ümmeti, fakir kardeşlerinin haklarını küçümsemedikleri müddetçe helak etmemiştir.

Ey İnsanlar! Farklı fikir ve düşüncelere kapılmayın. Allah'a andolsun ki kötülüklerden kaçınmadıkça, bundan kurtulmak için dünyada çaba göstermedikçe ve Allah yolunda mûmin kardeşler ile eşitlik sağlamadıkça sevilen kullardan olamazsınız. Halka zulüm eden kimse Ehl-i Beyt taraftarı olamaz.

Ey İnsanlar! Cömertlik nedir diye sorulduğunda bunun açıklaması olarak kardeşlere bağışta bulunmak, gece ve gündüz farz ve sünnet olarak elli rekat namaz kılmak gibi özelliklerle tanınırlar. Ehl-i Beyt taraftarı sabırsızlıktan köpek gibi ulumaz, karga gibi aç gözlü olmaz, düşmanlarımızla komşu olmaz, açlıktan ölseler bile bizi sevmeyenlere el açmazlar. Allah'ın seçkin kulları yılan balığı yemezler, ayakkabının üzerine mesh yapmazlar, öğlenin ilk vaktini namaz kılmak için gözetirler…

"Onları nerede bulabilirim?" diye sorulduğunda cevap şöyle geldi: Dağların başında ve şehirlerin kenarında. Bir şehre girdiğinde halkla muaşeret etmeyen yani oturup kalkmayan ve halkın da kendisiyle muaşeret etmediği kimseyi sor, ara ve bul. İşte böyle bir kişi mûmindir. Nitekim Allah-u Teâlâ Habib-i Neccar hakkında şöyle buyurmuştur: "Şehrin (Antakya şehrinin) uzak bir ucundan bir adam koşarak geldi: "Ey kavmim, elçilere uyun"  dedi. (Yasin - 20) Allah'a andolsun ki, Habib-i Neccar yalnız idi.

Ey Abdullah! Mûminlere zulmün dışında, diğer bütün günahlar bağışlanır. Gösteriş için yapılan amellerin dışında, diğer bütün hayır ameller kabul edilir. Ey Abdullah! Allah için sev, sağlam ipe (Kur'ân-î Kerim ve Ehl-i Beyt) sarıl ve hidayetten sakın ayrılma. Böyle oldukça amellerin kabul edilir. Allah-u Teâlâ buyuruyor ki: "Şüphe yok ki ben tevbe eden, inanan, salih amellerde bulunup da doğru yola erişen kimseyi bağışlayıcıyım."(Taha - 82) İmanla birlikte olmayan amel, kabul edilmez. Amelsiz de iman olmaz. Yakinsiz amel, huşusuz da yakin olmaz. Bunların hepsinin mihveri hidayettir. Öyleyse hidayete erişenin ameli kabul edilir ve kabul edilmiş olarak melekût alemine yükselir. "Allah dilediğini doğru yola hidayet eder."(Bakara - 213) (Devam Edecek)

Görüşlerinizi Bildirin

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

YAZARIN DİĞER YAZILARI