İnsanların Cinlerle İrtibat Kurması Mümkün mü? - BARIŞ SANIGÖK

11 Eylül 2021 Cumartesi 21:44

Allah nurdur. Nurundan varlıklar; peygamberler ve meleklerdir. İnsanlar ve hayvanlar topraktan, cinler ise ateşten (semum, dumansız ateş) yaratılmıştır.

Kur’ân-î Kerim cinlerin varlığını teyit ederek varlığı ve özellikleri hakkında da şöyle bilgi verir:

- Cinler, topraktan değil ateşten yaratılmıştır. (Rahmen -15)

- Bilgileri, algılamaları, hak ve batılı ayırma güçleri, mantıkları ve istidlalleri vardır. (Cin süresinin çeşitli ayetlerinden)

- Sorumlu varlıklardır. (Cin ve Rahmen sürelerinde geçer)

- Mûmin ve salih olanlarıyla müşrik ve kâfirleri vardır. (Yine Cin ve Rahmen sürelerinde geçer)

- Haşredileceklerdir ve kıyamete dönüşleri vardır. (Cin -15)

- Göklere musallat olabiliyor, haber alabiliyor ve dinleme yapabiliyorlardı ama sonra bunları yapmaları yasaklandı. (Cin - 9)

- Bazı insanlarla irtibata geçerek bildikleri sınırlı sırları onlara verip

insanları kandırıyorlardı. (Cin -6)

- İnsanlarda olduğu gibi onlardan bazılarının güçleri fazladır. (Neml -39)

- Onların insanların bazı ihtiyaçlarını gidermeye yetecek güçleri

vardır. (Sebe -12 ve 13)

- Onlar, insan yeryüzünde yaratılmadan önce vardılar. (Hicr -27)

- Hz. Süleyman’ın (a.s) kıssasında cinlerden bir İfrit, Belkıs’ın tahtını Hz. Süleyman (a.s) makamından kalkmadan getireceğini iddia ettiğinde Hz. Süleyman (a.s) onu yalanlamamıştır. (Neml 30-40 ve Abdullah Cevad Âmulî, Tefsir-i Mevzuî, c. 1, s. 119 hadisinde)

Bütün bu ayetlerden, cinlerin hayali değil, gerçek maddi varlıklar oldukları ve onlarla irtibat kurmanın mümkün olduğu anlaşılıyor. Onlarla irtibat kuranlar da vardır. İnsanlarla cinler arasında eskiden beri çeşitli şekillerde irtibatlar olduğu nakledilmiştir. Ancak biz yalnızca sahih rivayetlerde geçen şekillerin gerçek olduğunu benimseyebiliriz. Kur’ân-î Kerim, rivayetler ve alimlerin sözlerinde geçen bu irtibatın bazı şekillerinden özetle:

-Cinlere sığınmak: Kur’ân-î Kerim buyuruyor:

“İnsanlardan bazı kimseler, cinlerden bazı kimselere sığınırlardı ve cinler bunların azgınlıklarını artırırlardı.” (Cin - 6)

Arapların şöyle bir adeti vardı: Ne zaman korkunç bir çöle gitseler, o

çölün cinine sığınırlardı. İslam bunu yasaklamış, cin ve insanın yaratıcı-

sına sığınmayı emretmiştir. (Bkz. Biharu’l-Envar, c. 92, s. 148; el-Mehasin, (Hz. Muhammed (s.a.â) şöyle buyuruyor:

"Cinlerin müdahalesinde namazda okunan ezanı okuyun.")

-Cine musallat olmak: Cinlere musallat olup onları hizmete almak

mümkündür ama böyle bir şeyin caiz olmadığı konusunda fakihlerin

arasında ihtilaf yoktur. Çünkü Fatiha süresinde Allah c.c şöyle buyuruyor;

"Yalnız bana ibadet edin ve yalnız benden isteyin"

Ayrıca kesin olan şey şudur ki, bu iş haram olan bir yoldan veya onların eziyet olmasına neden olacak şekilde olursa haramdır ve onları haram ve gayrı meşru işlerde kullanmamak gerekir. Yine bir ayette; "İnsanları ve cinleri ancak bana ibadet etsinler diye yarattım…"

Zira gayrı meşru işi ister insanın kendisi doğrudan yapsın, ister vasıtayla, bu kesinlikle haramdır. Sonuç itibariyle Allah c.c dört büyük kutsal kitapta cinleri hükmünüze alasınız, onlarla anlaşıp büyü yapasınız, onlardan bilgi ve haber alıp insanlar arasına yayasınız diye var ettim demiyor. Ama her zaman ki gibi bazen insan haddi aşıp asi olabiliyor bu hususta…

Sizlere tavsiyem; Fatiha süresinde emrolunan ayeti kerimeye göre amel ederseniz İslamda; müslüman ve mümin, salih ameller işleyen kullar arasında melekler tarafından anılırsınız.

(Ebu’l-Kasım Hoî, Minhaccu’s-Salihin, c. 2, s. 8 ayrıca bknz; Tevzihu’l-Mesail’inin şerhi, c. 2, s. 980)

Görüşlerinizi Bildirin

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

YAZARIN DİĞER YAZILARI