İslam’ın Beşer Medeniyetinin İlerlemesindeki Rolü (1) - BARIŞ SANIGÖK

9 Kasım 2021 Salı 13:49

Her milletin medeniyeti o milletin ekonomik, sosyal ve kültürel yüceliğinin nişanesi ve o milletin bütün alanlardaki kalkınması ve ilerlediğinin göstergesidir. Her milletin iftiharı tarihin değişik bölümlerinde sahip olduğu farklı medeniyetleriyledir. Düzenli ve aralıksız bir şekilde medeniyetin şekillenmesi üç alanda üretime bağlıdır:

- Kudret ve güç olarak anılan siyaset alanında üretim.

- Düşünce üretmek için kültürel alanda üretim.

- Servet oluşturmak için ekonomik alanda üretim.

İslami ülkelerdeki medeniyetin icat edilişinin geçmişi, Müslümanların fikir, düşünce, servet, sermaye ve hakeza kudret üretmelerine dayanır. Bu gibi unsurlar olmazsa medeniyet şekil almazdı. Her milletin medeniyetinin icat edilmesi de şiddetli bir şekilde emniyete bağlıdır.  Dinî, felsefî, irfanî ve benzer şeyler var olmadığı sürece, tabii olarak emniyet teorileri şekillenmemiş olur ve dolayısıyla medeniyeti oluşturan yürütme kurumları ve kuruluşları da meydana gelmez.

Medeniyet Arapça köklü olan 'temeddün'den gelmektedir. Temeddün kelimesi ise "mudun" kökünden gelmektedir. Bu kökün anlamı şehirleşme, şehirdekilerin huyunu, adabını ve ahlakını almaktır. Kanunu, düzeni ve sosyal hayatın diğer haletlerini, sosyal, siyasi, kültürel ve diğer konularda toplumun fertlerinin birbiriyle işbirliğini kapsamaktadır. (Lugatnameha; Deh Huda, Ferheng Muin, Ferheng Amid, madde: “m-d-n-” .)

Başka bir kitapta temeddün şöyle tanımlanmıştır: Şehirde yaşayanların ahlakını ve huyunu alıp cehalet ve bilgisizlikten şehirleşmeye ve insanlığa yönelmek şeklinde değişmektir. (Ferheng Ebcedi, Arabi-farisi, s. 258. Made; “m-d-n” .)

Fransalı büyük düşünür  ve dalında çok iyi isim yapmış Will Dourant medeniyeti şöyle tanımlıyor: “Genel anlamda medeniyet, varlığı neticesinde kültürel üretim olanağının doğup ilerlemesi ortamını sağlayan sosyal bir düzendir. Medeniyette üç temel unsur vardır. Bu unsurlar şundan ibarettirler: Ekonomik, siyasi ve ahlaki kuralar bağlamındaki işlerde ihtiyatlı ve öngörülü (sonradan gerçekleşecekleri önceden kestirmek) olmak ve bilgi ve sanatı genişletmek için çabalamaktır. Medeniyetin meydana gelişi karmaşanın ve emniyetsizliğin bittiği yerde mümkün olur. Zira korku ve tedirginliklerin yok edildiği yerlerde merak başlar ve üretime ihtiyaç hasıl olur. Bu durumda insan kendini, onun yaşamını rahatlatacak araçları hazırlamasına ve ilim ve bilgi kesp etmeye sürükleyen yetiye teslim olur. (Will Dourant, Tarih-i Temeddün, tercüme: Ahmet Aram, 4. baskı, İntişarat-ı İnkilab-ı İslami, 1372, c. 1, s. 3.)

Bir medeniyetin şekillenmesinde birçok unsur etkilidir. (Devam Edecek)

Görüşlerinizi Bildirin

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.