Kerbela’dan Sonra... (2) - BARIŞ SANIGÖK

20 Ağustos 2021 Cuma 02:32

Şamlılar Muaviye’nin inceden inceye hesaplamış olduğu propaganda taktikleriyle şartlandırılmışlardı.

Muaviye’yi iyi bir Müslüman yönetici olarak tanımakta, onu Hz. Muhammed (s.a.â) Efendimizin hak halifesi ve insanlığa vekil olarak tayin ettiği kişi olarak görmekteydiler.

Haşimoğullarını da tanıyan yoktu Şamlılar arasında.

Muaviye’nin zehirli propagandaları neticesinde, Emeviler dışında Hz. Muhammed (s.a.â) Efendimizle akraba olan herkesin dünya düşkünü olduğunu zannediyordu Şamlılar!..

Şam’da "Hz. Muhammed'in (s.a.â) Efendimizin Soyu” denildiğinde “Emeviler” anlaşılırdı sadece!... İnsanlığı öyle aldatmışlardı.

Muaviye, iğrenç saltanatını bu Bizans oyunları ve Ümeyyeoğullarına has, Ebu Süfyan'ın sahtekarlıklarıyla ayakta tutabilmişti işte…

Yezid’in işlediği canilikler ve ihanetlerin İslam tarihinde ikinci bir benzerini görebilmek mümkün değildir.

Mesela Yezid, Hıristiyanlardan aldığı yüklüce bir rüşvet karşılığında İslam ordularının Yunanistan’la Kıbrıs’ı fethetmesini engelledi.

Hz. Muhammed (s.a.â) Efendimizin  şehri olan Medine’ye saldırdı, kendisine biat etmeyi kalben kabullenmediği için bu mübarek şehrin ahalisini kılıçtan geçirdi, sağ kalanların kendisine köle olacakları taahhüdünde bulunmaları şartıyla boyunlarını ve ellerinin ayasını mühürledi! Bu taahhütte bulunmayı reddeden Müslümanlar acımasızca öldürüldü!..

Yezid, Ebrehe ordularının yapmadığını yapmış ve Hz. Muhammed (s.a.â) Efendimizin altıncı halifesi ünvanıyla Mekke’ye de saldırmıştır.

Kâ’be’yi taşa tutan İslam halifesidir Yezid…

Beytullah’il Haram’a mancınıkla saldırdı, Kâ’be’nin perdelerini Mekke halkının şaşkın bakışları altında ateşe atıp yaktı ve Beytullah’ı yerle bir edip Mekke’den ayrıldı!...

Hz. Muhammed (s.a.â) Efendimizin Muaviye’ye; "senin zürriyetinden gelecek bir zalim…" dediği, buna işaret ettiği Yezid idi bu…

Yezid’i bu ümmete musallat eden Muaviye; ikinci halife tarafından Şam valiliğine neden atanmıştı sahi?

İslam tarihinde, nedeni bir türlü sorulmayan ve her nedense, bulacağı cevabın aslında ne olduğunu tahmin ederek acı hakikatle karşılaşmaktansa tarihin bazı kesitindeki hakikatleri hemencecik geçiştiriverenlerin hiç hoşlanmadığı can alıcı nice sorudan biri olmakla beraber, cevapsız kalan soru da bu…

Kerbelâ hadisesi, Alemlere rahmet olarak gönderilen Hz. Muhammed (s.a.â) ve Ehl-i Beyt'ine yıllardır biriken kinlerin patlamasından başka bir şey değildi…

Bir elden diğerine, bir kalpten ötekine aktarılarak ve gitgide beslenip büyütülerek körüklenen bir “Muhammed düşmanlığı”, Rasulullah evlatlarının iyice zaafa uğratılıp hesaplı bir şekilde tezyif edilmesinin ardından nihayet beklediği fırsatı bulmuş ve yıllar öncesinden çok daha başka eller ve çok daha başka yerlerde bileylenen kılıçlar Kerbelâ’da Hz. Muhammed (s.a.â) Efendimizin bütün soyunu katletmiştir…

Bu toplu katliam; İslam dininin gerçek yüzünden, gerçek güzelliğinden korktukları için, yıllar öncesinden başlattıkları sessiz ve gizli işbirlikçileriyle mümkün olabilmiştir… Tarih, bu kişilerin isimlerini tek tek vermektedir...

Hz. Muhammed (s.a.â) Efendimizin rıhletiyle başlayan sapmalar giderek öyle büyüdü ki, bir gün, en inanılmaz şeyler bile vuku buldu Müslümanların gözleri önünde…

Yezid, Medine’yi bir dâr-ul harp gibi ele geçirdikten sonra askerlerine üç gün boyunca Medine Müslümanlarının ırzını ve namusunu helal ilan etti!

Bu, üç gün boyunca Yezid’in ordusu 12 bin Müslümanı katletti.

Sonuç;

Üç binden fazla Medineli Müslüman kızın namusunu kirlettiler!..

İlahi tevhid ile halifelik emrolunduğu halde, Muaviye’yle Yezid'e iktidar kapılarını açık bırakanları bunca canilikten 'beri tutmak' mümkün müdür sahi?

Kaldı ki, kadınlarla kızların çoğu şehirden kaçıp dağlara veya aşiretlerine sığınmışlardı ve bu rakam, sadece Medine’de ele geçirebildikleri masum insanların sayısını gösteriyordu!..

Yine o gün Yezid, Hz. Muhammed'in (s.a.â) mübarek Ravza-i Şerifine sığınanları o mübarek mekanda öldürtmüş ve Hz. Muhammed'in (s.a.â) mescidi olan "Mescid-un Nebi" isimli merkezî ahır olarak kullanıp atlarla develeri bu mukaddes mekana bağlatmıştı!..

Görüşlerinizi Bildirin

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

YAZARIN DİĞER YAZILARI