Ayinesi İştir Kişinin Lafa Bakılmaz - CAN UĞURATEŞ

12 Ekim 2021 Salı 19:56

Günümüzün en önemli alışkanlıklarından biri de mümkün olduğunca çok konuşmak. Birçok birey, çok konuşmayı bilgili olmakla eşdeğer kabul ediyor. Kendisine bir soru yöneltildiğinde veya kendini kanıtlama duygusu içine girdiğinde, mümkün olduğunca çok sözlü açıklamalara yönleniyor ve uzunca konuşuyor. Bunu yaparken, büyük bir yanlışın içinde oluğunu da fark etmiyor. Hani bir söz vardır, “Tanrı bize iki kulak ve bir ağız vermiş, herhalde bunları ikiye bir oranında kullanalım diye” (Raphunga), dikkat edildiğinde, sözün doğruluğu derhal kendini gösteriyor. Buna biz de bir ekleme yapalım: Tanrı insana iki de göz vermiş. Herhalde çok gözlemlesin, çok görsün ve hareketlerini, eylemlerini gördüklerinden çıkarımla düzenlesin diye. Üstelik çok konuşmakla, bilgili olmak, doğru orantılı da değil.

Şimdi bir bilimsel gerçekle devam edelim. İnsan beyni bilinçli olarak saniyede iki bin bit, bilinçaltında ise saniyede dört milyar bit bilgiyi işleyebiliyor. Bu da şu anlama gelir. Uzun ve yavaş bir konuşmada, dinleyicilerin beyni bir süre sonra dikkatini değiştirerek, önceliği kendince önemli saydığı konulara verir. Yani dinleyici, eğer konuşmacı bu konuda eğitimli değilse ve dikkatleri toplamayı bilmiyorsa, beceremiyorsa, çok kısa sürede konudan kopar. O halde uzun konuşarak hedef kitlenin dikkatinin, ilgisinin dağılmasıyla istenilen maksada ulaşılamayacağından, konuşmaları kısa ve öz tutmak gerekir. Ayrıca, insan beyni daha çok görsel düşüneceğinden, gördüklerini, yaşadıklarını, hissettiklerini daha iyi algılayabileceğinden, dinlemektense gözlemi tercih eder.

Dikkat edilirse, konuşmacıların bir kısmı, bir süre konuştuktan sonra, yaptığı gözleme dayalı olarak, dinleyicilerin dikkatinin dağıldığını hissettiğinde ya da fark ettiğinde, “Uzun sözün kısası” diyerek lafının sonuna ve özüne geldiğine dikkat çeker. Aslında anlatılmak istenen de zaten bu kısa sonuç cümlesi veya cümleleriyle anlaşılır. Uzun konuşmak bir maharet olarak kabul edilse de dinleyici için, çoğunlukla dikkat dağıtan, sıkıcı bir faaliyettir.

İnsan beyni görseli daha rahat kavradığına göre projeleri, eylemleri, faaliyetleri konuşarak anlatmaya çalışmaktansa yaparak, işlevselliğiyle ortaya koymak daha mantıklı bir hareket tarzıdır ki bu konu, eğitim tekniklerinin içinde de yer alır.

Bazen de yapılacakları anlatmaya söz yetmez ya da sözler gerçeği gözler önüne seremez. Tam da bu noktada şu sözün ağırlığı ortaya çıkar: “Ayinesi iştir kişinin, lafa bakılmaz.”

O halde yapılan işin, faaliyetin, eylemin niteliğini ortaya çıkaran en önemli unsur işlevselliği, işe yararlık seviyesi, sosyal yaşama katkısı, yaşam kalitesine etkisiyle ölçülür. Bu durumda ortaya bir gerçek daha çıkar: Çok konuşmakla değil, detaylarda çalışmayla başarıya ulaşılır. Başarı, detaylarda gizlidir.

Bu anlatı, kolaylıkla her ortamda örneklendirilebilir ki aslında en güzel örnek siyasettir. Çok konuşan, lafazan siyasetçi değil, projeleriyle, eylemleriyle, faaliyetleriyle öne çıkan siyasetçi başarılıdır.

Görüşlerinizi Bildirin

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

YAZARIN DİĞER YAZILARI