Gazze’de Oluşan Durum - CAN UĞURATEŞ

Gazze’de Oluşan Durum - CAN UĞURATEŞ

23.10.2023 13:06 | Güncelleme Tarihi: 23.10.2023 13:06

İsrail-Hamas çatışmaları üçüncü haftasına girmişken, her iki taraftan ama ağırlıklı olarak Gazze bölgesinde, kayıplar giderek artıyor. Dünya, gelişmeleri oldukça sakin izlerken, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyinden, ateşkese yönelik bir karar çıkarmak, vetolar nedeniyle mümkün olamıyor.

İsrail acımaksızın Gazze’yi vurmaya devam ederken, hedefleri arasında hastane, okul, cami, kilise ve mülteci kampları, hatta pazar yeri dahi var. Her seferinde de bahane aynı: Hamas. İsrail, Gazze sınırına da muhteşem yoğunlukta bir yığınakla tertiplenerek, kara harekâtı için hazırlıklarını tamamladı ve ordu sözcüsünün açıklamalarına göre, İsrail ordusu, rehine arama maksatlı, sınırlı bir kara harekâtını başlattı.

Kara harekatının yapılıp yapılmayacağı, yapılacaksa hedefinin ne olacağı çatışmaların başından bu yana tartışılıyordu. Ağırlıklı düşünce, bir kara harekâtı yapılacağı yönündeydi. Çünkü bilinen bir gerçek var ki kara kuvvetlerinin bizzat ayak basmadığı topraklar karadan, denizden ve havadan ne kadar bombalanırsa bombalansın, nihai hedefe ulaşmak mümkün değil.

Bir diğer tartışma konusu ise kara harekâtı yapılırsa hedefin ne olacağıydı. Bu konuda birkaç farklı görüş varken, ağırlıklı görüşler: İsrail ordusunun Gazze’nin kuzeyine gireceği ve buradan çıkmayıp bölgenin ilhak edileceği; Gazze’ye girerek buranın Hamas’tan temizlenip yeniden Filistin Devletine teslim edileceği; bölgenin tamamen Filistin kökenlilerden arındırılarak Filistinlilerin Sina’ya göç ettirileceği doğrultusundaydı.

Bu çatışmaların başlangıç sebebi de tartışıldı. Tartışmalarda öne sürülen çıkarımlardan biri, bu gelişmenin bir 11 Eylül benzeri eylem olduğu ve İsrail’in, bu kadar çok gafil avlanmayacağından hareketle, eylemin yapılacağının bilindiği ancak, Gazze meselesine kesin çözüm için sessiz kalındığı yönündeyken, İsrail’in, Büyük İsrail Projesinde bir kazanım daha hedeflediği değerlendirildi. Bir diğer görüş, ABD’nin de gelişmelerden bilgisi olduğu yönündeydi ki ABD, bu gelişmenin yaşanacağının, üç gün önce, Mısır tarafından İsrail’e bildirildiğini açıkladı. Bu gelişmelerle birlikte, ABD’nin, en kısa sürede Doğu Akdeniz’de konuşlanması, Koşulsuz olarak İsrail’i desteklediğini kararlılıkla bildirmesi, müdahil olabilecek diğer ülkelere de karşılık vereceğini söylemesiyle, Ortadoğu’da yeniden bir kaotik ortamla, ABD’nin bölgeye kesin dönüş yapmayı ve Büyük Ortadoğu Projesinde son noktayı koymayı hedeflediği yönündeydi. Hizbullah başlangıçta bir sınır çatışmasına girmişti ki gelişmelerle, büyük bir suskunluğa büründü. Bölgede, İran dışında etkin olarak sesini yükselten bir ülke yok. Türkiye de uluslararası arenada bu gelişmelerin kabul edilemeyeceğini ve bunun bir soykırım girişimi olduğunu defaten söyledi. İlk yardım girişimi de Türkiye tarafından yapıldı.

Bir farklı görüş de Hamas’ın bu organizasyonu tek başına yapamayacağı ve ağırlıklı olarak İran’dan destek aldığı yönündeydi ki İran, Hamas’ın bu eylemi tek başına yaptığını söylerken, yaptığı açıklamalarla, Hamas’ı desteklediğini bildirdi. Genel görüş, Hamas’ın tek başına böyle bir eylemi gerçekleştirebilecek imkân ve kabiliyete sahip olmadığı yönünde. Bu arada, ABD, halen İran’ın bir anda gelişmelere müdahil olabileceğini değerlendirirken, böyle bir gelişmeye kararlılıkla cevap verileceğini lanse ediyor. Çin dahi bölgeye savaş gemilerini göndererek, gelişmeleri yakından izlemeye başladı.

Gelişmelerin başından itibaren Gazze’ye tam bir abluka uygulayan İsrail, ikinci haftanın sonunda, Birleşmiş Milletler marifetiyle Gazze’ye yardımların girmesine kısıtlı olarak da olsa müsaade etti.  Bu arada, geciken kara harekatının nedenleri de tartışılırken, ağırlıklı görüş, Batıdan, ABD’den bu harekât için onay beklendiği doğrultusundaydı. Görülüyor ki kara harekâtına kısıtlı da olsa onay verilmiş. Şimdi beklenen, bu harekatın nasıl gelişeceği ve ardından İsrail’in nasıl bir tavır sergileyeceği. Kara harekâtı, zorluğuyla ve beklenen olasılıklarla aylarca sürebilir ve beklenen bir gerçek daha var ki çok kan dökülecek.

YAZARIN DİĞER YAZILARI