Güzel Gözlüler - CAN UĞURATEŞ

17.6.2022 03:18:00

Her zaman bir kıyaslama yarışı içinde insanoğlu. Yaşadığı her ortamda, karşılaştığı her durum sonrası mutlaka bir kıyas gereksinimi duyuyor. Kıyaslamayı, ebeveyn seviyesinde genellikle başka aile bireyleri üzerinden yaparken, bireysel düzeyde nedense kendini, sevdiğini başka tür bir canlıyla kıyaslıyor.

Bu kıyaslamada, sinsilik-tilki, güçlülük-Aslan, hız ve atiklik-tavşan, başkalarından menfaat, yandaşlık-çakal, özgürlük-kuş benzetmeleri yapılırken, bir başka canlıya, önemli bir haksızlık yapılıyor her durumda. Hani bir söz vardır ya, “Eşek gibi çalıştım” denir. Burada eşek onore mi ediliyor, yoksa aşağılanıyor mu? Eğer aşağılanıyor, hor görülüyorsa, çalışmanın kötü bir eylem olduğu sonucu ortaya çıkıyor ki bu yanlış bir örnek. Eşek ismi, aynı zamanda bir hakaret sözü olarak da kabul edildiğinden, bu lafzın bir aşağılama tabiri olduğu anlaşılıyor. İşte tam da bu noktada, çok büyük bir haksızlığa imza atılmış olunuyor. Eşek, türü evcilleştirildiğinden bu yana insanoğlunun en büyük yardımcılarından. Üstelik çapkınlığıyla bir başka güçlü türün oluşmasına da yol açmış ki o da insanoğlunun en büyük yardımcılarından olmuş yüzyıllar boyu. Katır, inadını babası olan eşekten almış olmalı. Çünkü anne olan at, çok daha uyumlu çalışıyor insanla. Üstelik hayvanlar âleminde bilinen en anlamlı bakan göz de eşeklere ait ama güzel göz hep ceylanlara atfedilerek, bir haksızlık daha yapılır. Çünkü kimse sevgilisine, “Eşek gözlüm” demeye cüret edemez ki bu derhal ayrılma nedeni olabilir.

İyi de bu başka türlerle kıyaslama çabası neden? Neden, insan, başta kendi olmak üzere, tüm sevdiklerini, tanıdıklarını, hatta düşmanlarını her durumda bir hayvan türüne benzetir. “Aslan oğlum” yerine, gücüne, ahlakına, sadakatine, çalışkanlığına binaen başka bir türü seçmez. Üstelik ders konusunda, çalışkanlık için seçilen hayvan da ironik olarak inektir. Kabalıkta da ilk akla gelen, aynı türün erkeğidir. “Çok kabasın” yerine, “Öküz” deyip kestirip atmak daha kolay gelir ama bir gerçek göz ardı edilir bu durumda. “Çok kabasın” sözünün ucu açıktır, tamamen insancıl bir tabirdir. Geri dönüşüme müsaade eden yapıdadır ve esasen bir uyarı maiyetindedir. Ancak, devreye öküz girince, durum derhal değişerek, söylenen hakaret kabul edilir. 

Nedense hep hayvanlardan destek alır insanoğlu. Güç gerektiğinde, angarya çıktığında, ulaşımda, avcılıkta, gıda olarak hep hayvandan faydalanılırken, hakaret ederken ve kıyaslamada da hayvanların öne çıkarılması düşündürücü.

En güzel göz de insandadır bu arada. Çünkü bakışlarıyla çok şeyi anlatmayı becerir. Başka bir türe göndermeyle benzetmeye de hiç gerek duymaz aslında. İnsanın kırgınlığı, kızgınlığı, üzgünlüğü, neşeli olması, sevgi dolu olması, heyecanlı olması, duygusal olması, korkması ve hastalığı gözlerinden derhal anlaşılabilir ki bu işlevselliğiyle muhteşemdir insan gözü. Ancak insan, birçok konuda muhteşemliğiyle, doğada en etken konumdayken, yaptıklarını hep bir başka türe yükler benzetmelerle. Oysa yaptığı tüm iyilikler, kötülükler, başardıkları ya da başaramadıkları, hep kendi özelliklerinden ve nedense, bir türlü insan olmayı öğrenemedi ya da kabullenmek istemiyor insanoğlu. Üstelik nedense, hep hayvanlara özeniyor öncelikle. Ah o güzel gözlü insanoğlu. Bir türlü kendini göremedi, tanıyamadı, bilemedi, dönüp de yaptıklarını da göremedi. Ah o güzel gözlüler. Kendilerini, sevdiklerini ve düşman bildiklerini ister eşekle, ister ceylanla özdeştirsinler ama bir an önce aynanın karşısından çekilip, açık duran pencereden, gerçekleri de görsünler.

Görüşlerinizi Bildirin

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

YAZARIN DİĞER YAZILARI