İnsan Olmak - CAN UĞURATEŞ

14 Ocak 2022 Cuma 10:16

İnsanlık, binlerce yıldır, bir şekilde, kendi türüyle kavga halinde. Üstelik Komün yaşama geçilmesiyle, kavgaların boyutları bireyselden toplumsala dönüşerek, daha da kaotik olmaya başlamış. İnsan, yaşam sürecinde, önce hayatta kalabilme ve sonrasında farklılaşan ihtiyaçları doğrultusunda değişen ve nihayetinde tamamen bireysel bazlı çıkarlarda kazanıma yönelik hırslarla, kendi türüyle sürekli kavga ediyor.

Zaman zaman, mücadele ile kavga kavramlarının kargaşasında, dostluk adına mücadelelerinde dahi kazanma hırsıyla, kavga etmeye başlamaktan çekinmiyor. Yaratılışından kaynaklı önce ben egosunun dayanılmaz dürtüsündeki insan, kazanım uğruna, kendi türüne, umursamazca acımasız davranmaktan çekinmiyor.

Üstelik insanların, kendi türünden olanlara karşı kavgasında, her seferinde, mutlaka kendince geçerli bir nedeni de var ve bu neden, taraftar bulmakta da oldukça etken oluyor. İnsan, kimi zaman tarım alanlarını ele geçirme, kimi zaman hayvan ve eşyayı sahiplenme, kimi zaman enerji kaynaklarının etkin kullanımı, kimi zaman daha büyük ideallerle yurtluk edinimi, kimi zaman stratejik hedeflerle bölge ve enerji kaynakları uğruna ve çok daha farklı nedenlerle sürekli kavga halindeyken, kolaylıkla ayrışıma yönlenmekten de çekinmiyor.

Ayrışma kriterlerini de ırk, dil, din, renk ve bunların geliştirilmesiyle aile, kabile, devlet, mezhep, ideoloji olarak artırmak mümkün.

Mitolojik verilerle, Sümer-Babil taş tabletlerinde yer alan, Tanrıların uçan araçlarına benzer bir kule inşasıyla gelişen ve Tanrıların gazabıyla, insanların Tanrısallaşmalarını önlemek ve cezalandırmak için farklı coğrafyalara dağıtılmaları ardından, kullandıkları dilin unutturulup, her bir topluluğa farklı bir lisan öğretilerek ayrıştırıldıklarını içeren bir retorik de var. Bu durumda, doğru/yanlış, mitolojik olarak ilk ayrışım Tanrısal boyutta ama sonrasında, insanın, kendi türünün fiziksel özelliklerinde veya düşün dünyasındaki farklılıkları bahane ederek kavgaya hazır halde beklemesi, oldukça düşündürücü.              

Toplumsal yaşam sürecinin sürdürülebilir olması maksadıyla ve her kavga öncesinde taraftar kazanımı adına, kendi türü içinde bir ortak yan arayan insan, bu anlamda, sürekli ve değişken bahaneler üretmekten çekinmezken, önemli bir gerçeği her seferinde unutuyor. Esasen evrensel boyutta tartışma kaldırmaz ama görmezden gelinen ortak bir yan var: İnsan olmak.

Görüşlerinizi Bildirin

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

YAZARIN DİĞER YAZILARI