Mavi Senfoni - EZGİ ERZİNCAN GEDİK

3 Aralık 2021 Cuma 23:41

Son günlerde çok konuşulan bir sergi ertelenmesinin ardından nihayet açılmış. “ Hafıza Odası “ adını verdiği sergiden bahsediyorum. Sergi  16 Ekim’ de Diyarbakır Ticaret ve Sanayi Odası ev sahipliğinde Pilevneli Galeri tarafından Diyarbakır’ da Keçi Burcu’nda açıldı. Son yüzyılda yaşanan katliamlardan bahseden sergide sanatçının “ Hafıza Tepesi “ , “ Yoktunuz “ , “ Analar Duvarı “ , “ Kayıp Alfabe “ , “ 5 no’lu Koridor “ ve “ çürüme “ adlı eserler yer almaktadır. Etkileyici yanlardan oluşan sergi uluslararası sanat camiasında oldukça ses getirmiştir.

Fakat büyük ses getiren bu sergi dışında Ahmet Güneştekin bana Burhan Doğançay’ı hatırlatmaktadır. Neden mi? Çünkü kendisinin adını ilk kez duymam merhum Burhan Doğançay’ın öyküsünü okumak amacıyla edindiğim sanatçıların “ İstanbul’u “ adlı kitapta yer almasıdır.

Bu hafta asıl size bahsetmek istediğim sanatçı şahsen tanıma fırsatı da bulmuş olduğum Burhan Doğançay:

1929 yıllında İstanbul’da dünyaya gelen Doğançay, Hukuk eğitimi alıp, ekonomi doktorası yapmış olmasına rağmen babasının teşvikiyle sanata olan tutkusunun peşinden gitmiştir. 1961 yılında 22.’ si düzenlenen Devlet Resim ve Heykel Sergisi’ne 5 resmi kabul edilmiştir. 1962 yılında New York’a giden sanatçının yaptıklarından biri 1964 yılında Guggenheim müzesinin koleksiyonuna kabul edilmiştir.

Hızla akan yaşamın ardındaki her şeyi anlatan “ Duvarlar “ serisinden esinlenerek 1975 yılında 114 ülkeyi kapsayan Dünya Duvarları projesine başlamıştır. 1982’de bu eserler Paris’te “ Fısıldayan Duvarlar “ adıyla sergilenmiştir.

Sanatçının tasarımları 1983’de Fransa’da halı merkezi olan Aubusson’ da duvar halısı olarak dokundu. Brooklyn köprüsü’ nün 19 adet büyük boy fotoğrafı ise sanatçının en etkileyici eserlerindendir.

2001 yılında ise benimde görev almaktan onur duyduğum “ Burhan Doğançay Retrospektif Sergisi “ Eczacıbaşı Vakfı desteği ile Dolmabahçe Sarayı’nda gerçekleşmiştir.

2003 yılında sanatçının “ Hat Sanatına Saygı “ adlı çalışması Brüksel’deki yeni Avrupa Parlementosu binasına asıldı.

2004 yılında, Türkiye’nin ilk çağdaş sanat müzesi ve Doğançay’ında hayali olan “ Doğançay Müzesi “ Beyoğlu’nda halka açılmıştır.

2013 yılında hayata gözlerini yuman büyük sanatçının ünlü eseri ise 1. İstanbul Bienalinde sergilenen Mavi Senfoni’dir.

Görüşlerinizi Bildirin

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

YAZARIN DİĞER YAZILARI