Perde Açılsın!.. - HİLAL PUSLU

1 Nisan 2021 Perşembe 11:45

Salonda bir uğultu vardır, ışıklar yavaşça söner ve sesler de beraberinde yavaşça azalır. Perde açılır ve oyun başlar.

Babam Adana Devlet Tiyatrosu'nda 30 yıl çalıştı. Çocukluğum, gençliğim tiyatroda geçti. Sinema okuduğum halde tiyatroyla bir gönül bağım var. Hem çocuk oyunlarını hem de yetişkin oyunlarını hiç kaçırmadım hatta öyle ki bazen aynı oyunu defalarca izlediğim bile olurdu. Hele bir de 27 Mart yaklaştığında daha bir heyecan dolardım. Festival oyunlarını izlemek için sabırsızlanır yer bulamamaktan da endişe etmezdim. Çünkü en kötü ihtimal ışık odasından oyunu keyifle izleyebilirdim.

Tiyatro çok heyecan verici bir süreç. Hem sahnede, hem sahne arkasında hem de koltuklarda izleyici konumunda... Senaryosuyla, müzikleriyle, danslarıyla, oyuncu kadrosuyla, ışığıyla ve dekoruyla hepsi kendi içinde büyük emek isteyen bir sanat. Bazen çocuklar için unutulmaz bir deneyim ve eğitim bazen de yetişkinler için muazzam bir muhakeme alanı. Güldürürken düşündüren, ağlatırken birden kahkaha koparan duygular arası geçiş istasyonu. Öyle bir ışık tasarımı çıkar ki bazen ortaya, nasıl 4 mevsimi birden yaşadığınıza  hayret edersiniz. Öyle ses ve ışık efektleriyle karşılaşırsınız ki tiyatro değil sinema izlediğinizi sanarsınız. Ama oyuncular gerçektir, zaman gerçektir, mekan gerçektir. Öyle ki oyuncunun alnından akan tere bile bizzat şahit olursunuz. Bilirsiniz ki o da gerçek... Sonra perde kapanır, prova ışıkları açılır ve aslında her şeyin bir oyun olduğunu anlarsınız. Aynı oyunu birden fazla izlediğinizde oyunun ne kadar değiştiğini de görmeniz mümkün çünkü rejisör her oyundan sonra bir değerlendirme yapıp oyunda ufak değişiklikler yapabiliyor ve bazen oyun bambaşka bir hale bürünebiliyor.

Pandeminin yarattığı en büyük kayıplardan biri de maalesef tiyatro oldu. Evlere kapanmamızla dijitale daha çok yönelmemiz ve dijital içeriklerin yer aldığı platformlarda fazlaca zaman geçirmemiz tiyatroyu bize unutturmasın. Yeni çıkacak oyunları takip etmeyi, tükenmeden en güzel yerden bilet almayı, oyunumuz başlamak üzeredir anonsunu duymayı ve adeta nefesimi tutup oyun izlemeyi o kadar çok özledim ki... Covid-19 hayatımıza girmemiş olsaydı şimdi "23. Devlet Tiyatroları-Sabancı Uluslararası Adana Tiyatro Festivali" dönemi içerisinde olacaktık ve sabaha kadar süren bilet kuyruklarına şahit olacaktık. Taşköprü'de yapılan görkemli açılışı, istasyon meydanındaki sokak oyunlarını, yurt içinden ve dışından gelen onlarca oyunu izleyecek, bir sonraki festivali dört gözle bekleyecektik.

Ama ben yine de bir sonraki festivali dört gözle bekliyor, Covid-19'un hayatımızdan çıkışını tüm oyunları izleyerek kutlamayı diliyorum.

Görüşlerinizi Bildirin

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

YAZARIN DİĞER YAZILARI