06.07.2026 13:00 | Güncelleme Tarihi: 07.07.2026 09:07
“Hayırdır, niye etsin ki?” dediğinizi duyar gibiyim.
Belki Adana’daki belediye başkanları en azından kenti temizler.
Sokaklarda bir elinizle burnunuzu, diğer elinizle de gözlerinizi kapatmanız gerekiyor.
Çöp konteynırlarının etrafına bırakılan çöpler alınmadığı gibi kaldırım da yürümekte zorluk çekiyorsunuz.

Yazımın başlığını görüp belki hizmet etmeyi düşünürsünüz.
Büyükşehir, Seyhan, Yüreğir, Ceyhan belediye başkanlıkları vekaleten yürütülüyor diye vatandaşa hizmet götürme durdurulamaz.
Hizmetin mazereti olmaz.
Seçimlerde destek veren diğer partililer, parti yönetimlerinden “şu adaya, partiye oy verin” dese de artık oy vermeyeceklerini söylüyor.
Vatandaş şikayetçi.
Belki bilmek istersiniz.
Yüreğir Belediyesi’ni yazmaya bile gerek yok.
Yüreğir’de yaşayan vatandaşlardan gelen “flashback”lerde o yönde.
Yüreğir’de de durum daha da içler acısı...

Hiçbir belediye başkanı bizim TV’nin kapısını daha bilmiyor ki, vatandaşın şikayetlerini duyuralım.
Bizim ayıbımız mı değil, davete icabet etmeyen sizlersiniz.
Neredeyse nüfusu 3 milyon olan kentin ulusal yayında tek televizyonu IMPACTS TV’yi ağız büken de sizlersiniz.
Sadece belediye başkanları değil, kentin tüm dinamikleri için geçerli.
Kısır döngüde, hep aynı yerinde sayıklayanlarla devam edebilirsiniz.

Hele bir belediye ile ilgili duyduklarım “Aaa” dedirtti.
Her ay, öyle kişilere elden tomarla para veriliyormuş ki,
“Yok daha neler?” dedim.
Umarım gerçek değildir.
Açıkçası ülkem adına, kentim adına beni çok üzer beni.,

Adana’nın maalesef şöyle bir handikapı var:
Adana mümbit topraklara sahip,
Hani derler ya, taş eksen yeşerir.
Hakikaten böyle bir kent Adana…
Maalesef şimdilerdeki Adana…
Yazık çok yazık…
Günümüzün Adana’sına bakıyorsunuz, değil toprağa taş ekmek, bağrında yetişenleri heba ediyor.
Ne için yozlaşmış siyaset, yozlaşmış insanların köşeleri kapmaları, bir fanusun içinde kendilerine yarattıkları dünyalarına ekstra bir kişiyi dahi almıyorlar.
Dün de eleştirdikleri ne varsa bugün daha fazlasını uyguluyorlar.
Hani bir şarkı sözü varya;
“Bu dünya ne sana ne de bana kalmaz,
Sultan Süleyman’a kalmadı.
Böyle hiçbir kitap yazmaz.”