Hayat… - IŞILAY KARAGÖZ

26 Haziran 2021 Cumartesi 00:10

Hayatı erteleye erteleye her şeyi unutur olduk… Hayallerimizi, gideceğimiz yerleri, tutmak istediğimiz elleri, saracağımız kolları, görmek istediğimiz insanları, hepsini unuttuk… Nasıl bu hale geldik? Suçlu aramaya gerek yok, çünkü suçlu biziz. Değer verdiğimiz şeylere zaman ayırmak gerektiğinin önemini aklımızdan çıkardık. Bunu kendimiz yapıyoruz, birileri zorla yaptırmıyor.

“Nerde o eski günler” serzenişinde de çok bulunuyoruz. Giden zaman tabi geri gelmez ama eskiden ne yaptıysak aynısını yapmak da bizim elimizde. Yakınımızdaki bir insana yıllar önce seslendiğimiz bir kelimeyi bile şimdiki zamanda dile getirmek gönüllerimizi karşılıklı hoş ediyor. Çok küçükken annelerimizin elinden yediğimiz bir yemeğin aynısını yapmak da güzelleştiriyor anımızı.

Hayat koşuşturmasına öyle bir kapıldık ki baharın kokusunu, suyun çağlamasını, kuşun sesini, denizin dalgasını, güneşin ısısını fark etmez olduk...
Şu teknoloji çağında doğayı özler olduk ama işte kapıldığımız hayat koşuşturmasından dolayı doğanın var olduğunu unuttuk. Fakat şu an birisi dertlense, “Şimdi bir deniz kıyısında oturup dalga seslerini dinleyip, sakinleşmek vardı” der. Yani, aklımızın bir kenarında doğayla baş başa kalmak ve doğanın bize ne olursa olsun huzur vereceğine inancımız sonsuz.

Ayrıca bizler bile isteye yalnızlaştık… Herkes uzak diyarlarda kendi yarasını sarıyor. Herkes yalnız… Birbirimizi yalnızlaştırmaktansa, hep beraber bu yalnızlıktan kurtulabiliriz. Zira hayat yalnız kalmak için çok kısa…

Görüşlerinizi Bildirin

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

YAZARIN DİĞER YAZILARI